Kdv İadesi Kontrol Raporunun (Özet Rapor) İnternet Vergi Dairesi Üzerinden Görüntülenmesine İlişkin Duyuru

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan duyuruda KDV İadesi Kontrol Raporlarının (Özet Rapor), İnternet Vergi Dairesi üzerinden mükellefler tarafından görüntülenmesi uygulamasına 27.10.2015 tarihi itibariyle başlanıldığı belirtilmiştir. 

Bu nedenle 01.07.2015 tarihinden sonra oluşan tüm KDV İadesi Kontrol Raporları vergi daireleri tarafından elektronik ortamda gönderilmesi durumunda, İnternet Vergi Dairesi / Diğer Dilekçe ve Talepler / KDV İade Kontrol Raporu Görüntüleme (Yeni) / KDV İade Kontrol Raporu (Özet) Görüntüleme menüsünden mükelleflerce görüntülenebilecektir.

Kdv İadesi alanlar için büyük önem arz eden bu kontrol raporlarının iadeye ilişkin tasdik raporlarının Vergi Dairesine verilmeden önce sistemden alınarak, varsa sorunların görülmesi, hem vakit kaybını hemde ekonomik bir değerin kaybını önleyeceğini düşünmekteyim. 

SMMM – Denetçi

Menderes Çetin

Reklamlar

Sigortalıların Kendilerini Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirmesi

sgk logosu

5510 Sayılı Kanun ile getirilen ve çalışanın hak kaybına mani olma amacını taşıyan düzenlemeye göre; 4/a (eski adıyla SSK’lılar) kapsamındaki sigortalılar, çalışmaya başladıklarını, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde, sigortalı bildirim belgesi ile doğrudan veya internet ya da benzeri ortamda Kuruma bildirebilirler.

Bu uygulamadan sadece sadece 4/a kapsamında sigortalı olanlara tanınmıştır. Zira 4/b kapsamında sigortalılar kendilerini, 4/c kapsamında sigortalı olanlarda kamu idareleri tarafından sigortalı olarak bildirdikleri için art niyet aramak/hak kaybına sebep olmak halini aramak mantıklı değildir.

Uygulama kapsamında, kurumca sigortalının ilgili işveren tarafından bildirilmediğinin ya da bildirildiği halde sigortalının yaptığı bildirim ile arasında farklılık bulunduğunun tespiti halinde, durum, taahhütlü bir yazıyla sigortalıya, gerekirse işverene bildirilir. Yapılan bildirimlerin sonucunda farklılık giderilemezse, kontrol ve denetim sonucuna göre işlem yapılır. Sigortalının kendini bildirmemesi, sigortalı aleyhine delil teşkil etmez.

Önemli bir ayrıntı olarak, bildirimde bulunan sigortalının, bu başvurusundan gerekmedikçe işverenin haberinin olmayacağı ilgili genelde açıklanmıştır.  Sigortalı tarafından yapılan bildirim ile işveren tarafından yapılan bildirimin uyumsuz olması halinde öncelikle sigortalıya bilgi verilecektir.

SMMM – Denetçi

Menderes ÇETİN

Geçici Vergi Dönemlerinde Amortisman Yöntemi Değiştirilir mi?

Vesikalık-OlcayBir iktisadi kıymet için aktife girdiği yıl normal amortisman yöntemiyle amortisman ayrılmış ise, müteakip vergilendirme dönemlerinde bu usulden dönülemez ve sonradan azalan bakiyeler usulüyle amortisman hesaplama yoluna gidilemez.Ancak azalan bakiyeler yönteminden normal amortisman yöntemine geçilebilir.

Yıllık olarak seçilen usul geçici vergi dönemlerinde de değiştirilemez. Benzer şekilde ilk defa aktife alınan iktisadi kıymetler için geçici vergi açısından seçilen usul ve oranlar yıllık olarak da uygulanmak zorundadır.

Bunun için değişikliğin vergi beyannamesinde ya da beyanname eki bilançoda belirtilmesi gerekir. Değişiklik bildirim ile birlikte yapılır. Geçiş için önce henüz yok edilememiş iktisadi kıymet değeri hesaplanır. Bulunan iktisadi kıymetin değeri kalan amortisman süresi içinde eşit oranlarla yok edilir.

 

SMMM – Denetçi

Menderes ÇETİN

İhracatçı Birliklerine Yapılan Ödemelerde Tevsik Edici Belge Nedir?

Türkiye’de Kurulu olup ihracatçı birliğine üye olan üretici/imalatçı firmaların Bakanlıkça belirlenen ve yurt dışında gerçekleşen Fuar organizasyonlarında yaptıkları harcamaların bir kısmı Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan karşılanmaktadır.

Uygulama hakkında detaylı düzenleme tebliğler ile yapılmıştır.

Bu kapsamda yapılacak destekleme ödemesinin miktarının belirlenmesi ve gerekli evrakların bakanlığa aktarılmasında görevlendirilen kurum ihracatçı birlikleri olmuştur.

Firmalar katıldığı yurt dışı fuar organizasyonları için bu işleme aracılık yapan ihracatçı birliklerine organizasyonu yapan esas firmaya aktarılmak üzere (banka hesabına yatırmak suretiyle) ödeme yapmaktadır.  Böyle bir durumda ihracatçı birliklerine yapılan bu ödemenin gider kabul edilebilmesi için aşağıdaki açıklamalara uygun hareket edilmelidir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde; “Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun 229 uncu maddesinde; “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.” denilmekte olup, 231 inci maddesinin 5 inci bendinde; “Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.

Yine aynı Kanunun 232 nci maddesinde; “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler; Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara, serbest meslek erbabına kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere, vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.” hükmü yer almaktadır.

Anılan madde hükümlerinden de anlaşılacağı gibi firmaların katıldığı yurt dışı fuar organizasyonları için ihracatçı birliğine ödenen tutarlarla ilgili olarak ihracatçı birliğinin kurumlar vergisi veya KDV mükellefiyetinin bulunması halinde, ödenen bedel üzerinden azami yedi gün içinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

İhracatçı birliğinin kurumlar vergisi ve KDV mükellefiyetinin bulunmaması halinde ise, birliğin tabi olduğu mevzuata göre katılımcı adına düzenleyeceği belge ekine, yurt dışı fuar katılım bedelini aktardığı organizasyon firmasının birlik adına düzenlediği fatura ile dağılım tablosunu eklemesi şartıyla bu belgenin tevsik edici belge olarak kabul edilmesi mümkün bulunmaktadır.

İhracatçı birliklerine yurtdışı fuar-organizasyon bedeli için yapılan ödemelerin, banka dekontuna dayanılarak gider yazılması mümkün değildir.

SMMM – Denetçi

Menderes Çetin

 

İhracat Faturasının Kdv Beyannamesinde Bildirilmesinde Hangi Tarihteki Kur Dikkate Alınmalıdır?

Vesikalık-Olcay

 

KDV Kanunu’nun;

10/a maddesinde mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi ve hizmetin yapılması ile vergiyi doğuran olayın meydana geleceği,

10/b maddesinde ise malın teslimi veya hizmetin yapılmasından önce fatura ve benzeri belgeler verilmesi halinde bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olarak fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi ile vergiyi doğuran olayın meydana geleceği,

20/1’inci maddesinde, teslimde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu,

24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu,

26’ncı maddesinde, bedelin döviz ile hesaplanması halinde dövizin vergiyi doğuran olayın meydana geldiği andaki cari kur üzerinden Türk parasına çevrileceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, KDV Kanunu’nun 11/1-a maddesinde ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Kanun’un 12/1’inci maddesinde ise bir teslimin ihracat teslimi sayılabilmesi;

Teslimin yurt dışındaki bir müşteriye veya bir serbest bölgedeki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılması veya malların yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmesi,

Teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi’nden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olması ya da yetkili gümrük antreposuna konulması, koşullarının gerçekleşmesine bağlanmıştır.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, KDV Kanunu açısından ihracat tesliminin gerçekleştiği tarih, malın Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Hattı’ndan çıkarak bir dış ülkeye vasıl olduğu tarihtir. Ancak, KDV mükelleflerinin KDV Kanunu’nun 10/b maddesi uyarınca düzenledikleri, gümrük beyannamesinin de açılmasına esas olan faturanın düzenlendiği tarihteki kura göre de beyanname vermeleri mümkün bulunmaktadır.

Öte yandan, gümrük beyannamesinin de açılmasına esas olan faturanın düzenlendiği tarihteki kur dikkate alınarak beyanname verilmesi ve bu durumun kontrol raporlarında GEK12 Segmentinde uyumsuzluğa neden olması durumunda, bu hususun için mükelleften izah istenmesi ve mükellef tarafından KDV Kanunu’nun 10/b maddesi uyarınca düzenlenen ve gümrük beyannamesinin de açılmasına esas olan faturanın düzenlendiği tarihteki kura göre beyanname verildiğinin belirtilmesi üzerine bu açıklama “izah” nedeni olarak kullanılabilecektir.

SMMM – Denetçi

Menderes ÇETİN

 

Engellilik indiriminden yararlanmak için ne yapılmalıdır?

 

Engellilik indiriminden yararlanmak isteyen kişilerin bir dilekçe ve aşağıda belirtilen belgelerle birlikte; Vergi Dairesi Başkanlığı olan illerde ilgili Grup Müdürlüğüne, Vergi Dairesi Başkanlığı olmayan illerde ise Gelir Müdürlüğüne, Bağımsız Vergi Dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, Vergi Dairesi bulunmayan ilçelerde ise Malmüdürlüklerine başvurmaları gerekmektedir.
Engellilik indiriminden yararlanmak isteyenlerin dilekçe ekinde bulunduracağı belgeler şunlardır:

1. Engelli ücretli;
– Çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge.
– T.C. kimlik numarası.
– İlgili yönetmeliğe uygun Sağlık Kurulu Raporu olanlar için rapor aslı veya noter tasdikli örneği, ilgili hastane yetkililerince “ASLI GİBİDİR” şerhi ile onaylanmış örneği.

2. Bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan ücretli;
– Ücretlinin çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge.
– Kendisinin ve engelli kişinin T.C. kimlik numarası.
– Engelli kişiye bakmakla yükümlü olunduğunu gösterir belge.
– İlgili yönetmeliğe uygun Sağlık Kurulu Raporu olanlar için rapor aslı veya noter tasdikli örneği, ilgili hastane yetkililerince “ASLI GİBİDİR” şerhi ile onaylanmış örneği.

3. Engelli serbest meslek erbabı; 
– Vergi kimlik numarasını veya T.C. kimlik numarasını gösteren belge.
– İlgili yönetmeliğe uygun Sağlık Kurulu Raporu olanlar için rapor aslı veya noter tasdikli örneği, ilgili hastane yetkililerince “ASLI GİBİDİR” şerhi ile onaylanmış örneği.

4. Bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan serbest meslek erbabı;
– Serbest meslek erbabının vergi kimlik numarasını veya T.C. kimlik numarasını gösteren belge.
– Engelli kişinin T.C. kimlik numarası.
– Engelli kişiye bakmakla yükümlü olunduğunu gösteren belge (sağlık karnesi örneği).
– İlgili yönetmeliğe uygun Sağlık Kurulu Raporu olanlar için rapor aslı veya noter tasdikli örneği, ilgili hastane yetkililerince “ASLI GİBİDİR” şerhi ile onaylanmış örneği.

 5. Basit usulde vergilendirilen engelliler; 
-Vergi kimlik numarasını veya T.C. kimlik numarasını gösteren belge.
– İlgili yönetmeliğe uygun Sağlık Kurulu Raporu olanlar için rapor aslı veya noter tasdikli örneği, ilgili hastane yetkililerince “ASLI GİBİDİR” şerhi ile onaylanmış örneği.

 

Vergi Uyuşmazlıklarının Çözümünde Uzlaşma Müessesine Kısa Bir Bakış

Vesikalık-OlcayHiç karşılaşmak istemesek bile ticari hayatın içinde bulunmanın bir getirisi olan vergi incelemesi ile muhatap olmak durumunda kalabiliriz. Böyle bir durumda mükellefin uyması beklenen, ne ölçüde uyduğu araştırılan tüm mali mevzuat yanında O’nun bu inceleme süresindeki haklarını belirleyen, bu haklarını koruyan mevzuat hükümleri de vardır.

Bununla birlikte idare ile mükellef arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde bazı kolaylıklarda sağlanmıştır. Bunlardan biriside uzlaşma müessesidir.

Uzlaşma, mükelleflerin ikmalen, re’sen ve idarece salınan vergiler ve bunlara ilişkin cezalar konusunda, vergi idaresi ile anlaşmak amacıyla başvurabilecekleri idari bir çözüm yoludur.

Uzlaşma, vergi idaresinin tek taraflı olarak yaptığı idari bir işlem değildir. İdari işlemler hakkında yargı yoluna gidilebilmesine karşın uzlaşmanın vaki olması halinde üzerinde uzlaşılan hususlar hakkında yargı yoluna gidilememektedir.

Vergi hukukumuzda, iki farklı uzlaşma türü düzenlenmiştir. Birincisi mükellef adına henüz vergi salınmadan ve ceza kesilmeden önce başvurulabilecek “Tarhiyat Öncesi Uzlaşma”dır. Diğeri ise, adlarına vergi salınan ve ceza kesilen mükelleflerin başvurabilecekleri uzlaşma türü olan “Tarhiyat Sonrası Uzlaşma”dır.

Mevzuatımıza göre mükellef, Tarhiyat Öncesi veya Tarhiyat Sonrası Uzlaşma yollarından ancak birisini kullanabilir.

  • Tarhiyat Öncesi Uzlaşma

Tarhiyat öncesi uzlaşma, haklarında vergi incelemesine başlanmış mükelleflerin, bu inceleme kapsamında kendilerine vergi salınmadan ve ceza kesilmeden önce kullanabilecekleri bir haktır.

Tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamındaki vergi ve cezalar şunlardır:

  • Vergi incelemeleri sonucunda bulunan matrah veya matrah farkları üzerine salınacak vergi, resim ve harçlar,
  • Yukarıda belirtilen vergi, resim ve harçlara ilişkin olarak kesilecek vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları.

Tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamı dışında kalan vergi ve cezalar şunlardır:

  • Kaçakçılık suç ve cezalarından dolayı vergi zıyaına sebebiyet verilmesi nedeniyle tarh edilecek vergiler ile kesilecek cezalar,
  • Kaçakçılık suç ve cezalarına iştirak nedeniyle vergi zıyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilecek vergi ile kesilecek cezalar,
  • Vergi incelemesine yetkili olmayanlar tarafından yapılan tespitlere göre tarh edilecek vergiler ve kesilecek cezalar.

 

  • Tarhiyat Sonrası Uzlaşma

Tarhiyat sonrası uzlaşmanın kapsamına; vergi daireleri tarafından mükellef adına ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen ve vergi dairelerinin tarha yetkili olduğu bütün vergi, resim ve harçlar ile bunlara ilişkin olarak kesilecek vergi ziyaı cezaları (359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza hariç) girer.

Mükelleflerin “tarhiyat sonrası uzlaşma”ya başvurabilmeleri için; bağlı oldukları vergi dairesi tarafından tarh edilmiş vergi ve/veya kesilmiş cezayı gösteren vergi/ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğ edilmiş olması gerekmektedir.

Ayrıca, tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunabilmek için daha önce tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunmamak veya bulunmuş olmakla birlikte usulüne uygun olarak tarhiyat öncesi uzlaşma hakkından vazgeçmiş olmak şarttır.

Tarhiyat Sonrası Uzlaşma kapsamındaki vergi ve cezalar şunlardır:

  • Kaçakçılık dışındaki fiiller sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilen durumlarda tarh edilen vergiler ile kesilen vergi ziyaı cezaları,
  • Mükellefler tarafından yasal süresinden sonra verilen beyannameler ile Vergi Usul Kanununun 371 inci maddesine göre pişmanlık talepli olarak kabul edilen ancak şartların ihlali nedeniyle kanuni süresinden sonra verilen beyanname olarak işleme tabi tutulan beyannameler üzerinden tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezaları.

Tarhiyat Sonrası Uzlaşma kapsamı dışında kalan vergi ve cezalar ise şunlardır:

  • Kaçakçılık suçlarından dolayı vergi ziyaı cezası kesilen tarhiyatlar ve bunlara ilişkin 3 kat kesilen vergi ziyaı cezaları,
  • Usulsüzlük cezaları (Vergi Usul Kanununun 336 ncı maddesi hükmüne göre kesilen usulsüzlük cezaları dahil)
  • Özel usulsüzlük cezaları.

 

Tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşma uygulamasının en önemli farklarından birisi, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının sadece tarhiyat öncesi uzlaşmaya konu edilebilir oluşudur.

SMMM – Denetçi

Menderes ÇETİN