Serbest Bölgeden Elde Edilen Ücretler Gelir Vergisi Beyannamesine Taşınır mı?

Vesilkalık-2

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

61 inci maddesinde “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,

83 üncü maddesinde de “Hilafına hüküm olmadıkça, Gelir Vergisi mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur.”,

 86 ncı maddesinde “Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

 1- Tam mükellefiyette;a) Gerçek usulde vergilendirilmeyen ziraî kazançlar, bu Kanunun 75 inci maddesinin (15) ve (16) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratları, kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı,

b) Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil),

c) Vergiye tâbi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye’de tevkifata tâbi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları,

…” 

hükümlerine yer verilmiştir.

Buna göre, birden fazla işverenden ücret alan ve birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerin toplamı Gelir Vergisi Kanununda yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2015 yılı için 29.000 TL’yi) aşmayan mükelleflerin, tamamı kesinti yoluyla vergilendirilmiş ücretleri yıllık beyanname ile beyan edilmeyecektir. Ancak, birden sonraki işverenden alınan ücretlerin toplamı 29.000 TL’yi aşması durumunda, ücretlerin tamamı (ilk işverenden alınan ücret de dahil olmak üzere) yıllık beyannameye dahil edilecektir.

Diğer taraftan, gelirin toplanması ve beyanına ilişkin olarak 16 no.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.

İşveren değişikliği ile ilgili olarak 160 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, “…Buna göre, bir hizmet erbabının birden fazla işverenden ücret alması halinde, her bir işverenin ödediği ücretler, ayrı ayrı vergilendirilmektedir. Dolayısıyla vergi tarifesi, her bir işverenin ödediği ücrete, diğer işveren veya işverenlerin ödediği ücretle ilgilendirilmeksizin ayrı ayrı uygulanmaktadır…” açıklamalarına yer verilmiştir.

Öte yandan, 5810 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile değiştirilen ve 01/01/2009 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun Geçici 3 üncü maddesinde;

 “Avrupa Birliğine tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yılın vergilendirme döneminin sonuna kadar;

b)Bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az % 85’ini yurtdışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler gelir vergisinden müstesnadır. Bu oranı %50’ye kadar indirmeye ve kanuni seviyesine kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilir.

…” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan, hüküm ve açıklamalara göre, Serbest bölgede istisna kapsamında elde edilen ücret gelirlerinin, birden fazla işverenden elde edilen ücret gelirinin beyanına ilişkin tespit edilen haddin hesabında dikkate alınmaması gerektiği gibi, ücret gelirlerinin veya diğer gelirlerinin yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyanı halinde istisna kapsamındaki ücret gelirinin beyannameye taşınmaması gerekmektedir.

Menderes ÇETİN

SMMM-Denetçi

Reklamlar

Bağış Ve Yardımlarda Belge Düzeni Nasıl Olmalıdır?

Vesilkalık-2

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde; genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin ve Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımların tamamının gelir  vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannameleri üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, beyan edilecek gelirlerden indirilebileceği hükmüne yer verilmiştir.

Konu ile ilgili olarak 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “Bağış ve yardımın belgelendirilmesi” başlıklı “10.3.2.2.4.” no.lu bölümünde yapılan açıklamalara göre;

Ayni veya nakdi olarak yapılan bağış ve yardımların kurumlar vergisi mükelleflerince indirim olarak dikkate alınabilmesi için makbuz karşılığı yapılmış olması gerekli ve yeterlidir.

 Ayni bağış ve yardımın, işletmenin aktifinden veya stokundan çekilerek bağışlanmış olması durumunda, mükelleflerin işletmeden çekip bağışladıkları değerler için fatura düzenlemesi; düzenlenen faturanın arka yüzüne faturada belirtilen değerlerin ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından bağış veya yardım olarak alındığına ilişkin şerh konularak yetkili kimseler tarafından imzalanmış olması yeterlidir.

Ayni değerlerin, mükelleflerce dışarıdan alınarak kamu kurum ve kuruluşuna bağışlanmış olması durumunda ise bu kurum ve kuruluş tarafından teslim alınacak değerler için teslime ilişkin bir belge düzenlenmiş olması yeterli olup, düzenlenen belgede bağışlanan kıymetin değerinin, cinsinin ve miktarının tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirtilmiş olması gerekmektedir. Ayrıca, bağışlanan değerlere ilişkin olarak düzenlenmiş olan faturaların arka yüzünde yukarıda belirtilen açıklamalar dahilinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerinin imzası bulunacaktır.

Nakdi bağışların indirilebilmesi, bağışı kabul eden kuruluşlarca verilecek makbuzla veya bu amaçla bankalarda açtırılan hesaplara yatırıldığına ilişkin banka dekontlarıyla belgelendirilmesi şartıyla mümkündür.

Menderes ÇETİN

SMMM-Denetçi

Nev-i Değiştiren Firmada Önceki Dönem Bilgilerine Ne Yazılmalıdır?

Vesilkalık-2

 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında, birleşme sonucunda infisah eden kurum ile birleşilen kurumun kanunî veya iş merkezlerinin Türkiye’de bulunması ve münfesih kurumun devir tarihindeki bilânço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde devralınması ve aynen bilânçosuna geçirilmesi şartıyla gerçekleşen birleşmelerin devir hükmünde olduğu, ikinci fıkrasında ise kurumların birinci fıkradaki şartlar dahilinde tür değiştirmelerinin de devir hükmünde olduğu belirtilmiştir.

Anılan Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasında ise,

Devirlerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu takdirde, münfesih kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilir; birleşmeden doğan kârlar ise hesaplanmaz ve vergilendirilmez:

a) Şirket yetkili kurulunun devre ilişkin kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih, devir tarihidir. Münfesih kurum ile birleşilen kurum;

1) Devir tarihi itibarıyla hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları münfesih kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesi ile,

2) Devir işleminin hesap döneminin kapandığı aydan kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar geçen süre içerisinde yapılması halinde, münfesih kurumun önceki hesap dönemine ilişkin olarak hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları münfesih kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesini,

birleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde münfesih kurumun bağlı bulunduğu vergi dairesine verirler.

b) Birleşilen kurum, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini münfesih kurumun birleşme sebebiyle verilecek olan kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde vereceği bir taahhütname ile taahhüt eder. Mahallin en büyük mal memuru, bu hususta birleşilen kurumdan ayrıca teminat isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “19.” ve “20.” numaralı bölümlerinde konu ile ilgili ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 174 üncü maddesinde, hesap döneminin normal olarak takvim yılı olduğu, yeniden işe başlama veya işi bırakma hallerinde, hesap dönemi içinde bir yıldan eksik olan faaliyet süresinin de hesap dönemi sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, tür değişikliğinin yapıldığı (tescil olduğu) tarih ile aynı yılın sonuna kadar olan dönemi kapsar şekilde verilecek kurumlar vergisi beyannamesi ekinde yer alan finansal tabloların “önceki dönem” kısmına, münfesih hale gelen şirketin devir (tescil) tarihine kadar olan değerlerin yazılması gerekmektedir.

Menderes ÇETİN

SMMM-Denetçi

Yurtdışından Alınan Mal ve Hizmetlerde KDV Düzeltmesi

Vesikalık-Olcay13.05.2015 tarihinde yayınladığımız “Kdv Uygulama Tebliğinde Credit Note Uygulaması” başlıklı yazımızda, 13.05.2015 tarihinde yayınlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Taslağı (Seri No:3) ile ithalat işleminden sonra meydana gelen azalmalar nedeniyle fazla veya yersiz ödenen vergiler hakkında yeni uygulamalar getirileceğinden bahsetmiştik.

Ancak bu (3 nolu) taslak tebliğ yayınlandığında mevzu bahis uygulamaya ilişkin hükümlerin tebliğde yer almadığı görülmüştü.

Bu defa Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Seri No 6 ile 3 nolu taslakta yer alan açıklamalar biraz daha genişletilerek yeniden yayınlanmıştır.

Tebliğde yer alan hükümlere göre;

İndirim hakkına sahip mükelleflerin ithalat matrahında, ithalat işleminden sonra meydana gelen azalmalar (transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığının tespit edildiği durumlar dahil) nedeniyle fazla veya yersiz ödenen vergiler, bu mükellef ler tarafından indirim hesaplarına alındığından iade edilmez. İthalat sırasında fazla veya yersiz olarak ödenen bu vergiler ile ilgili olarak indirim hesaplarında herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Bu uygulama yurt dışından temin edilen hizmetlere (gayri maddi hak ödemeleri dahil) ilişkin sorumlu sıfatıyla beyan edilerek ödenen vergiler için de geçerlidir.”

Görüleceği üzere transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığının tespiti halinde dahi fazla ve yersiz ödenen verginin indirim hesaplarından çıkarılmasına gerek olmadığı, hatta bunun gümrükten geçmeyen (fiziki emtia olmayan) hizmetleri de (gayri maddi haklar dahil)  kapsadığı belirtilmiştir.

Menderes ÇETİN

SMMM-Denetçi

Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımları

Tarımsal ürün ihracatı yapanların yakından ilgilendiği “Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımları” konulu “Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulunun 05/02/2016 Tarihli ve 2016/1 Sayılı Kararı” 12 Şubat 2016 Tarih 29622 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.

ilgili karara buradan ulaşılabilir.

Nakit Sermaye Artışlarına İlişkin Tebliğ Çıktı

07.04.2015 tarihli 29319 sayılı Resmi Gazete ’de yayınlanan “6637 Sayılı Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un 8. maddesi ile 5520 sayılı KVK madde 10’a ekleme yapılmıştı. (Nakdi sermaye artışlarında teşvik uygulaması getirilmişti)

Bu maddenin yürürlüğü kanunun 26. maddesine göre; 01.07.2015’tir.

Konu hakkında hazırlanan  (Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:9)) genel tebliğ yayınlanmak üzere başbakanlığa yollanmıştır.

Bu tebliğe göre (taslak tebliğden farklı olarak) son geçici  vergi döneminde de uygulamadan yararlanılması mümkündür.

İlgili tebliğe buradan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca uygulamadan yararlanmak için gerekli olan orana buradan ulaşabilirsiniz.

Menderes Çetin

SMMM-Denetçi

Asgari Ücret Desteği (100 TL) Hakkında Genelge Yayınlandı

Seçim vaadi olarak gündeme gelen ve asgari ücretin (agi dahil) 1.300 TL olarak açıklandığı günden beri nasıl uygulanacağı merak edilen “asgari ücret teşviki” için 05.02.2016 tarihinde SGK tarafından duyuru yapılmış, bu duyuruda; uygulamadan yararlanmak için her hangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı, teşvik tutarının (mahsubunun) Mart ayında (ki borçlara) uygulanacağı açıklanmıştı.

Kurum 10.02.2016 tarihinde 2016-4 sayılı genelgeyi yayınlamış ve konu hakkında detaylı açıklamalar yapmıştır.

Genelgeye buradan ulaşabilirsiniz.