Kreş ve Gündüz Bakımevleri İle Eğitim Ve Öğretim İşletmelerinde Kazanç İstisnası

18.08.2016 tarihli “Özel Kreş Ve Gündüz Bakımevlerine Vergi İstisnası Geliyor” başlıklı yazımda bahsettiğim düzenleme 6745 Sayılı Kanun ile 193 ve 5520 sayılı kanunlarda değişiklik yapılmak suretiyle gerçekleştirilmiştir.

Uygulama hakkında detaylı açıklamalar 23.12.2016 tarihinde yayınlanan 295 sayılı Genel Tebliğ ile yapılmıştır.

Tebliğe göre;

Özel kreş ve gündüz bakımevlerine tanınan kazanç istisnası, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının açılış izni ile faaliyet gösteren özel kreş ve gündüz bakımevlerinin işletilmesinden elde edilen ticari kazançlara uygulanacaktır.

1.1.2017 tarihinden önce faaliyete geçmiş bulunan özel kreş ve gündüz bakımevlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlar ile bu kreş ve gündüz bakımevlerini 1.1.2017 tarihinden sonra devralanlar tarafından işletilmesinden elde edilen kazançlar istisna uygulaması dışında bulunmaktadır.

Bir başka ifade ile kreş ve gündüz bakımevlerinin mutlaka 01.01.2017 tarihinden sonra açılması gerekmekte olup mevcut kreş ve gündüz bakımevlerinin yeni duruma uygun olarak gerekli belgeleri temin ederek istisna kapsamında faaliyete devam etme şansları yoktur. Bu açıdan bunun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu söylebiliriz.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının açılış izni ile faaliyet gösteren özel kreş ve gündüz bakımevlerinin istisnadan yararlanabilmeleri için 1.1.2017 tarihinden itibaren faaliyete geçmiş olmaları gerekmektedir.

Mükellefler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca kendilerine verilen kurum açma izin belgesiyle, faaliyete geçtikleri vergilendirme döneminden itibaren söz konusu istisnadan yararlanabileceklerdir. Mükelleflerin, söz konusu istisnadan yararlanmak için ayrıca Maliye Bakanlığına başvurmalarına gerek bulunmamaktadır.

1.1.2017 tarihinden itibaren faaliyete geçen özel kreş ve gündüz bakımevlerinin kazançları, faaliyete geçilen dönemden itibaren beş vergilendirme döneminde gelir vergisinden istisna olacaktır. Kurum açma izin belgesinin daha önceki bir tarihi taşıması, istisna uygulamasının süresini değiştirmeyecektir.

İstisna, Tebliğin “İstisnanın kapsamı” başlıklı maddesinde sayılan işletmelere tanınmış bulunmaktadır. Bu nedenle, kreş ve gündüz bakımevi işletmelerinde kazanç istisnasından yararlanan mükelleflerin bu işletmeleri başka bir kişi/kuruma devretmeleri halinde, devralan kişi/kurum, istisnadan beş vergilendirme dönemi değil, faydalanılmayan dönem kadar yararlanabilecektir.

295 sayılı Genel Tebliği ile daha önce eğitim ve öğretim işletmelerinde kazanç istisnası ile dernek ve vakıflarca işletilen rehabilitasyon merkezlerinden elde edilen kazançlara uygulanacak istisnanın usul ve esaslarının belirlendiği 254 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde de bazı değişikliklere gidilmiştir.

Bunlardan biride;

254 sayılı tebliğin “3.1. Eğitim Öğretim Kazançlarına İlişkin İstisna” başlıklı bölümünün son paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Mükellefler, Milli Eğitim Bakanlığınca kendilerine verilen kurum açma izin belgesiyle, faaliyete geçtikleri vergilendirme döneminden itibaren söz konusu istisnadan yararlanabileceklerdir. Mükelleflerin, söz konusu istisnadan yararlanmak için ayrıca Maliye Bakanlığına başvurmalarına gerek bulunmamaktadır.”

Bu durumda 01.01.2017 tarihinden itibaren madde kapsamındaki istisnadan yararlanılması için maliye bakanlığına ayrıca başvuru yapılması gerekmeyecektir.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

Reklamlar

Yatırım teşvik kapsamında iktisap edilen makine teçhizatın satış, devir ve kiralamaya konu olması

Yatırımlarda devlet yardımları hakkında kararlara göre teşvik belgeleri kapsamında yapılan yatırımın kısmen ya da tamamen devri, alınan makine ve teçhizatın satış, ihraç veya kiralama yoluyla elden çıkarılması bazı şartlar dahilinde mümkündür. Bunun şartları genel itibariyle şöyledir:

1) Teşvik belgesi kapsamı yatırımların bütün olarak satışı, tamamlama vizesinin yapılmış olması ve işletmeye geçiş tarihinden itibaren beş yıl faaliyette bulunulmuş olması halinde serbesttir. Ancak, yatırım teşvik kapsamında alınan makine teçhizatın birinin veya bir bölümünün devir, satış, ihraç veya kiralanması için bu makine ve teçhizatın teminini müteakip beş yılın doldurmuş olması yeterlidir.

Tamamlama vizesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın işletmeye geçiş tarihinden itibaren beş yıllık süreyi doldurmamış yatırımların bütün olarak devri, teşvik belgesi üzerinde unvan değişikliği yapılmak suretiyle mümkündür.

2) Bununla birlikte, tamamlama vizesi yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın beş yılını doldurmamış makine ve teçhizatın yatırımın bütünlüğünün bozulmaması kaydıyla veya bütünü ile birlikte;

a) Teşvik belgeli bir başka yatırım için devri,

b) Teşvik belgesi olmayan bir başka yatırımcıya satışı,

c) İhracı,

d) Teşvik belgesi kapsamında temin edilen makine ve teçhizatın, üretilecek mal veya hizmetlerin teşvik belgesi sahibi yatırımcı tarafından satın alınması koşuluyla diğer bir yatırımcıya herhangi bir ücret alınmaksızın geçici olarak verilmesi veya kiralanması bakanlığın iznine tabidir.

Bu tür durumlarda satış izni verilen makine ve teçhizata uygulanan destekler geri alınmaz. Ancak, satış iznini müteakip, yatırımcının teşvik belgesini başka nedenlerle iptal etmesi hâlinde izni verilen makine ve teçhizata uygulanan destekler de ilgili mevzuat çerçevesinde kısmen veya tamamen geri alınır.

3) Beş yıllık süreyi doldurmamış makine ve teçhizatın tamamlama vizesinin yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın izinsiz satılması veya satılmasına sebebiyet verilmesi halinde konu hakkında en kısa sürede Bakanlığa bilgi verilmesi gerekir. Bu durumda, satışı yapılan makine ve teçhizat ile ilgili tahsil edilmeyen gümrük vergisi ve KDV ile varsa indirimli kurumlar vergisi veya gelir vergisi uygulanmak suretiyle yararlanılan destekler ilgili mevzuat çerçevesinde geri alınır. Satış dolayısıyla yatırım tutarında meydana gelen azalma nedeniyle kullanılabilecek azamî kredi tutarında azalma oluşması durumunda ise fazladan kullanılan krediye tekabül eden faiz desteği ile tahsil edilmeyen Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintileri ilgili mevzuat çerçevesinde geri alınır.

4) Teşvik belgesine konu yatırımlardan tamamlama vizesi ve belgede kayıtlı özel şartların vizesi yapılabilecek durumda olanlar için, yatırımcıların cebrî icra takiplerine konu olması veya iflas masasına girmesi durumunda; yatırımcı, icra organı veya iflas organı tarafından icra ile satışın veya iflasın kesinleşme tarihinden önce talep edilmesi hâlinde, Bakanlıkça teşvik belgesinin tamamlama vizesi yapılabilir. Ancak, satışın kesinleşmesi hâlinde kesinleşme tarihi itibarıyla varsa satış için gerekli süreleri doldurmamış olan makine ve teçhizata yönelik olarak yararlanılan destekler ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde geri alınır.

5) Yatırımcının ilgili kanun hükümlerine göre tasfiyeye girmesi hâlinde de, ilgili tasfiye kurulunun veya organının talebi üzerine bir önceki fıkra hükümlerine göre işlem yapılabilir.

Satış İşleminin KDV karşısındaki durumu:

Kdv uygulama genel tebliğinin II-B/5.1. bölümünde, “Yatırım teşvik belgesi kapsamında temin edilen makine ve teçhizatın, Ekonomi Bakanlığının izin ve onayı ile yatırım teşvik belgesi sahibi bir başka mükellefe, bu mükellefin sahip olduğu yatırım teşvik belgesi eki listede aynı makine ve teçhizatın yer alması şartıyla katma değer vergisinden istisna kapsamında devri mümkündür.” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Ayrıca konu ile ilgili, İzmir Vergi Dairesi’nin 15/04/2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.35.17.01-35-02-91 sayılı özelgesinde;

Yatırım teşvik belgesi sahibi şirketinizin belge kapsamında satın aldığı makine ve teçhizatı, Hazine Müsteşarlığının (güncelde Ekonomi Bakanlığı’nın) izin ve onayı ile yatırım teşvik belgesi sahibi bir başka mükellefe, bu mükellefin sahip olduğu yatırım teşvik belgesi eki makine ve teçhizat listesinde de aynı makine ve teçhizatın yer alması ve vergi dairesinden aldığı istisna yazısını da Şirketinize ibraz etmesi şartıyla, Katma Değer Vergisi Kanununun 13/d maddesine göre KDV hesaplanmadan teslim etmesi mümkün bulunmaktadır.” denmektedir.

Olcay KIRAN

SMMM & Bağımsız Denetçi

Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Karar (2016/9495 Sayılı BKK)

26.11.2016 tarih ve 29900 sayılı resmi gazetede 2016/9495 sayılı BKK ile “Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Karar” yayınlanmıştır.

Söz konusu karara ilişkin özet şöyledir:

  • Bu teşvik sisteminin amacı, ülkenin mevcut durumda veya gelecekte ortaya çıkabilecek kritik ihtiyaçlarını ve arz güvenliğini sağlayacak, dışa bağımlılığı azaltacak, teknolojik dönüşümünü gerçekleştirecek, Ar-Ge yoğun ve yüksek katma değerli yatırımların gerçekleşmesini sağlamaktır.
  • Bu karara göre asgari 100 milyon USD tutarında yatırım yapmak üzere, yeni bir yatırım teşvik belgesi için Ekonomi Bakanlığı’na başvurulması ve bakanlıkça düzenlenecek olan bir “Destek Karar” yazısı alınması gerekmektedir.
  • Başvurunun, Ekonomi Bakanlığı’nın yatırım konusu ile ilgili olarak,

           1- Firmayı yatırım yapmaya doğrudan davet etmesi ya da

           2- Kamuya duyuru yoluyla çağrıda bulunması üzerine, firma tarafından yapılması gerekmektedir.

  • Bu yatırım teşvik sistemi, hali hazırda var olan yatırım teşvik sisteminin karakteristik özelliklerini taşımakla birlikte, ilave teşvik unsurları taşımaktadır. Bu ilave teşvik unsurları başlıklar halinde şunlardır:

1- Nitelikli personel desteği (işletme döneminde)

2- Sermaye katkısı

3- Enerji desteği

4- Kamu alım garantisi

5- Altyapı desteği

6- Kanunlarla getirilen izin, tahsis, ruhsat, lisans ve tesciller ile diğer kısıtlayıcı hükümler için istisna getirilmesi veya yasal ve idari süreçlerde kolaylaştırıcı düzenleme yapılması.

  • Kararda önemli görülen diğer bazı hususlar şöyledir:

1- Şirket hisseleri ve yatırımın devri mümkün olmakla birlikte, destek karar yazısında belirtilen süre ve koşullar çerçevesinde bakanlığın iznine tabidir.

2- Yatırımın devrine bakanlıkça izin verilmesi durumunda, devralan yatırımcı, yatırım taahhütlerini yerine getirmek koşuluyla, belirlenen desteklerin kalan kısmından yararlanabilecektir.

3- Borsada paylarını satması dışında, yatırım tamamlanmadan hisselerini devretmesi bakanlık iznine tabidir.

4- Yatırımların gerçekleşmemesi veya taahhütlerin yerine getirilememesi durumunda ve talep edilmesi durumunda, proje bazlı bu teşvik sisteminin unsurları, “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar” hükümleri çerçevesinde değerlendirilebilir. Ancak varsa, proje bazlı teşvik sisteminde elde edilen ilave destekler 6183 sayılı kanun hükümleri çerçevesinde geri alınır.

Olcay KIRAN

SMMM & Bağımsız Denetçi

 

6736 Kanun Kapsamında Verilen Liste Ve Kesilen Faturaların Ba – Bs Formlarında Gösterilmesi

 

1-    Ba Formu Bildirimi

6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, işletmelerinde mevcut olduğu hâlde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları yasal kayıtlarına intikal ettirmek suretiyle, kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirme imkânı sağlanmıştır.

Mükellefler, kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları tebliğde belirtilen beyanname (Ek:18) ve ekinde verecekleri envanter (Ek:19) listesi ile katma değer vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine bildireceklerdir.

Bu kıymetler, bildirim tarihindeki rayiç bedelle değerlenmek suretiyle envanter listesinde gösterilecektir.

Bu kapsamında beyan edilen kıymetler rayiç bedelleriyle, Ba formu vermek zorunda olan mükellefler tarafından söz konusu form ile bildirilmek zorundadır.

Söz konusu bildirim işlemi, Ba formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Satıcılar (6736 sayılı Kanun Madde 6/1)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (3333 333 333) yazılmak suretiyle yapılacaktır.

Ancak e-beyanname sistemi (333 333 3333) kodunu kabul etmemekte, hata mesajı vermektedir. Ba formu (666 666 6666) kodu ile hata mesajı almadan yollanabilmektedir.

2-    Bs Formu Bildirimi

6736 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmü ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, kayıtlarında yer aldığı hâlde işletmelerinde mevcut olmayan emtialarını, fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirmeleri ve böylece kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmeleri imkanı verilmiştir.

Madde kapsamında düzenlenecek faturalarda alıcıya ilişkin bilgiler yerine, “Muhtelif Alıcılar (6736 sayılı Kanunun 6/2 maddesi çerçevesinde düzenlenmiştir)” ibaresi yazılacaktır.

Faturada yer alacak bedel, söz konusu emtia ile aynı neviden olan emtiaların gayri safi kar oranı dikkate alınarak tespit edilecektir.

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede mevcut olmayan emtia nedeniyle düzenlenen faturalar, Bs formu vermek zorunda olan mükelleflerce, Bs formu ile bildirilmek zorundadır.

Söz konusu bildirim işlemi, Bs formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Alıcılar (6736 sayılı Kanun Madde 6/2)”, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (4444 444 444) yazılmak suretiyle yapılacaktır.

Ancak e-beyanname sistemi (444 444 4444) kodunu kabul etmemekte, hata mesajı vermektedir. Ba formu (555 555 5555) kodu ile hata mesajı almadan yollanabilmektedir.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

 

Sigorta Primine Esas Günlük Kazanç Üst Sınırında Artırıldı

24 Kasım 2016 tarihli ve 29898 sayılı Resmi Gazete ’de 6761 No.lu Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun yayımlanmıştır. Bu kanunun 8 inci maddesiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun günlük kazanç sınırları başlıklı 82 ‘nci maddesinde değişiklik yapılarak, günlük bürüt asgari ücretin 6,5 katı olan sigorta primine esas günlük kazanç üst sınırı, 01.01.2017 tarihinden geçerli olmak üzere günlük bürüt asgari ücretin 7,5 katına yükseltilmiştir.

Bu oran artışının etkisini bürüt maaşı pirime esas kazanç tavan tutarının üzerinde olanlar hissedecektir. Bir başka ifade ile bu uygulama 2016 yılı içinde olsaydı bürüt ücreti (1.647 X 7,5) = 12.352,50 TL’nin üstünde olanlar bu artıştan etkilenecekti. Pirime esas kazanç tavan tutarının altında ücret alanlar için bu artışın herhangi bir etkisi olmayacaktır. Oran artışı çalışandan alınan sigorta prim tutarının artması anlamına gelmektedir. Dolayısıyla daha yüksek tutardan ödenen primlerde emekli olunduğunda alınacak aylığa pozitif yönde etki yapacaktır.

Peki, yüksek ücret alanlarda bu artış net ücret düzeyinde nasıl bir sonuç doğuracaktır.

Bunu öğrenebilmek, konuyu daha somut kavrayabilmek adına, artışın 2016 yılında, 2016 yılı asgari ücreti ve vergi dilimleri ile gerçekleşmiş olması varsayımında nasıl sonuçları olduğuna bakılabilir.

Her ne kadar %15 oranında sigorta primine tabi tutulacak tutarın artması direkt olarak (%15, %20, %27, %35 oranlarında) gelir vergisine tabi olacak matrahı azaltıcı etki yapsa da yıllık bazda bu oran artışı nedeniyle çalışanın net ücretinde azalış olacağı kesindir. Tabi bu azalış işveren kanalı ile devlete aktarılan sigorta pirimi ile aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tutarı arasındaki fark kadar olacaktır.

Yukarıdaki varsayıma göre 2016 yılında bu oran artışı olsa idi net ücret seviyesindeki azalış yıllık olarak 1.927,00 TL civarında olacaktı.2017 yılında belirlenen asgari ücret ve vergi tarifesine göre bu tutarın değişmesi mümkündür.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi