Serbest Bölgeler Kanununda Yapılan Değişiklikler

Vesilkalık-224.02.2017 tarih 29989 sayılı Resmi gazete’de yayınlanan 6772 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 6.6.1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) Bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az %85’ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisi, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir. Bu oranı %50’ye kadar indirmeye ve kanuni seviyesine kadar yükseltmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkiyi, stratejik, büyük ölçekli veya öncelikli yatırımlar ile konusu, sektörü ve niteliği itibarıyla proje bazında desteklenmesine karar verilen yatırımlara yönelik olarak, bölge, sektör ya da faaliyet alanı itibarıyla farklılaştırarak veya kademelendirerek kullanabilir. Yıllık satış tutarı bu oranın altında kalan mükelleflerden zamanında tahsil edilmeyen vergiler cezasız olarak, gecikme zammıyla birlikte tahsil edilir.”

Yapılan değişiklikte mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler “üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisi, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden indirilmek suretiyle terkin edilir.” açıklaması eklenmiştir.

İşçi ücretinden gelir vergisi alınması anayasa ve yasalar dahilinde yapılan meşru bir işlemdir.  İşçi ücretinden kesilen tutarın serbest bölge mevzuatı kapsamında terkin edildikten sonra idari yorum ve yönlendirmelerle işverene mal edilmesi ise teşvik adı altında yasal dayanağı bulunmayan bir kaynak aktarımı durumundaydı.

Bu değişiklik ile 1 Seri Numaralı Serbest Bölgeler Genel Tebliğinde yer alan hükümler ile yürütülen gelir vergisinin muhtasar beyanname üzerinde tecil-terkin edilmesi uygulamasına kanunilik katılmıştır.

Ayrıca vergiden istisna olan bu tutarların (teşvikin) işçiye mi, işverene mi ait olduğu yönündeki belirsizlikte (işveren tarafına yorumlanarak) ortadan kaldırılmıştır.

Menderes ÇETİN

SMMM- Denetçi

Reklamlar

Kaliforniya Solucanları İle Gübre Üretiminin Vergilendirilmesi

Vesilkalık-2Zaman zaman basında yer aldığı için mutlaka organik solucan gübresi üretimi ile ilgili haberler duymuşsunuzdur.

Solucan gübresi üretiminde 9 tür solucan kullanılmasına rağmen bunlardan iki tanesi en iyi bilinenlerdendir: Eisenia foetida (Red Wigglers) ve Lumbricus rubellus (Red Worms).

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yakın tarihte solucanlar ile gübre üretimi yapılması halinde vergilemenin nasıl yapılması gerektiği, uyulması gereken usullerin neler olduğu hakkında bir özelge yayınlanmıştır.

İlgililerinin merak ettiği sorulara cevaplar olduğunu düşündüğüm için özelgeye aynen aşağıda yer veriyorum.

Menderes ÇETİN

SMMM-Denetçi

 

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BALIKESİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

Sayı:58889402-105[2016/127-1075]-70028

28.12.2016

Konu:  ile organik gübre üretimi

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, … Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olduğunuz ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunuz, Kaliforniya solucanları ile organik gübre üretimi yaptığınız, büyükbaş hayvanların yetiştirildiği alanlardan ve ev kullanıcılarından temin ettiğiniz söz konusu solucanların; büyükbaş hayvan gübresi, çay atıkları, yumurta kabukları, muz kabukları vb. ile hazırlanan mamalarla beslendikleri ve mamayı sindirim sisteminden geçirerek işleyip vücuttaki enzimleri bırakması sonucunda gübre üretimi gerçekleştirdikleri belirtilerek, bedelsiz olarak temin ettiğiniz atık madde ve gübrelerin işletme defterinize kaydının nasıl yapılacağı ve bu durumun nasıl belgelendirileceği, nakliye giderlerinin gider olarak mı yoksa maliyet olarak mı dikkate alınacağı, ayrıca çoğalan ve değeri katlanan solucanların işletme hesabı defterine hangi belge ile nasıl kaydedileceği ile yıl sonunda solucanların sayımının çok uzun zamanı alacağından envanter işlemlerinin nasıl yapılacağı hususlarında Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.

Konuya ilişkin olarak Başkanlığımız Bandırma Vergi Dairesi Müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucu cevaben alınan 14/10/2016 tarihli ve 14305 yazı ve eki yoklama fişinin tetkikinden; yaklaşık 8.000 metrekare alanda, 1.500 metrekare kapalı alan  içerisinde birbirine bitişik nizam 4 ayrı bölümde (1. bölüm büyükbaş hayvan gübresi giriş alanı, 2. bölüm üretim alanı, 3. bölüm kurutma alanı, 4. bölüm hijyen ve depolama alanı) faaliyetinizi sürdürdüğünüz, makina parkurunuz ve gübrelerin olgunlaşma süreci tamamlanmadığından işletmeniz kurulduğundan bugüne kadar organik gübre satışı yapmadığınız, üretim yerinde sadece üretilen Kaliforniya solucanlarının satışını gerçekleştirdiğiniz, solucanları adet bazında paketlemeden üstü delikli hazır plastik saklama kaplarına koymak suretiyle sattığınız, bu satışın üretim yerinde gerçekleştiği, ayrıca satış mağazanız olmadığı, işyerinizde başka bir faaliyetinizin bulunmadığı ve bir adet  işçi çalıştırdığınız hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 52 nci maddesinde; “Zirai faaliyetten doğan kazanç zirai kazançtır.

            Zirai faaliyet; arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade eder.

            …

            Mahsullerin değerlendirilmeleri maksadıyla ve zirai istihsale müteferri olarak işlenmesi de zirai faaliyete girer.  Ancak,  bu  ameliye,  aynı  teşebbüsün  cüz’ünü teşkil eden bir işletmede vukua geliyorsa, bu ameliyenin zirai faaliyet sayılabilmesi için işletmenin sınai bir müessese ehemmiyet ve genişliğinde olmaması ve faaliyetini, cüz’ünü teşkil ettiği teşebbüsün mahsullerine hasretmesi şarttır.

            …

            Yukarıda yazılı faaliyetlerin içinde yapıldığı işletmelere zirai işletme, bu işletmeleri işleten gerçek kişilere (Adi şirketler dahil), vergiye tabi olsun veya olmasınlar, çiftçi ve bu faaliyetler neticesinde istihsal olunan maddelere de mahsul denir.

            …” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun 53 üncü maddesinde, çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançların, bu Kanunun 94 üncü maddesine göre hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirileceği, 54 üncü maddede yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşan çiftçiler ile bir biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçilerin kazançlarının gerçek usulde (zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre) tespit olunarak vergilendirileceği, kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerin bu kazançları için beyanname vermeyecekleri hüküm altına alınmıştır.

Yine aynı maddenin beşinci fıkrası hükmü uyarınca, kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçiler, yazılı olarak vergi dairesinden istemde bulunmaları halinde izleyen vergilendirme dönemi başından, işe yeni başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usule geçebilmektedirler. Ayrıca, Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinde yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşanlar, müteakip vergilendirme dönemi başından itibaren gerçek usulde vergilendirileceklerdir. Gerçek usule tabi olanlardan bu ölçülerin altında kalanlar ise, müteakip vergilendirme dönemi başından itibaren hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilebilmektedirler.

Bu çerçevede, anılan Kanunun 54 üncü maddesinde, zirai kazancın gerçek usulde tespiti bakımından bir takvim yılı içinde dikkate alınacak işletme büyüklüğü ölçüleri belirlenmiş olup söz konusu maddede, solucan yetiştiriciliği faaliyeti ile ilgili olarak herhangi bir işletme büyüklüğü ölçüsü belirlenmemiştir.

Ayrıca, yine aynı Kanunun 94 üncü maddesinde, kimlerin vergi tevkifatı yapmakla yükümlü oldukları sayılmış, (11) numaralı bendinde de çiftçilerden satın alınan zirai ürünlerin alış bedeli üzerinden bu çiftçilerin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu tevkifat oranları Bakanlar Kurulunun 12/01/2009 tarih ve 2009/14592 sayılı Kararı ile 01/01/2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, hayvanlar ve bunların ürünleri ile kara ve su avcılığı ürünleri için % 2, diğer zirai ürünler için ise % 4, ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınan hayvan ve hayvansal ürünlerde % 1, diğer zirai ürünlerde ise % 2 olarak belirlenmiştir.

Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 235 inci maddesinde; “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenler ve  defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden  satın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalıyarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak almaya mecburdurlar. Mal tüccar veya çiftçi adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde makbuz bunlar tarafından tanzim ve imza olunur.

            Çiftçiden avans üzerine yapılan mübayaalarda, makbuz, malın teslimi sırasında verilir.

            Müstahsil makbuzunun tüccar veya alıcı çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine geçer.

            …” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, solucan yetiştiriciliği faaliyetiniz neticesinde elde edilecek kazanç zirai kazanç sayılacak olup; solucan yetiştiriciliği faaliyetine ilişkin işletme büyüklüğü ölçüsü belirlenmemiş olduğundan, bu faaliyetiniz nedeniyle elde edeceğiniz kazançların Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 11 numaralı bent hükümleri dikkate alınarak, tevkif suretiyle vergilendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca tevkif suretiyle vergilendirilecek zirai kazancınız için defter tutma ve beyanname verme yükümlülüğünüz de bulunmamaktadır.

Öte yandan, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak zorunda olan çiftçiler tarafından şahsınızdan solucan veya gübre alışı yapılması halinde bu mükelleflerce tarafınıza müstahsil makbuzu düzenlenmesi gerekmektedir. Ancak, solucanların ve üretilen organik gübrelerin, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde sayılanlar dışındaki kişilerce tarafınızdan satın alınması halinde, gelir vergisi tevkifatı yapılmayacak olup ayrıca alım satıma ilişkin belge de düzenlenmeyecektir.

Diğer taraftan, mükellefiyet yönünden bağlı bulunduğunuz … Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılı olarak başvurduğunuz takdirde, izleyen vergilendirme dönemi başından itibaren, Kaliforniya solucanı yetiştiriciliği faaliyeti nedeniyle elde etmiş olduğunuz zirai kazancınızın gerçek usulde tespit olunarak vergilendirilebileceği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.