Adi Ortaklıklarda Hisse Devri KDV’ye Tabi midir?

 

Vesilkalık-2

Ülkemizde inşaat sektöründe iş yapmak oldukça rağbet görmektedir. Bu faaliyet icra edilirken tercih edilen yapılanma türlerinden biride “adi ortaklık”tır.

Adi ortaklık gerçek şahıslar, tüzel kişiler arasında veya her ikisinin karışımıyla herhangi bir şekil şartına bağlı olmadan kurulabilir.

Mevzuatımıza göre; adi ortaklıklar, KDV ve muhtasar vergi yükümlülükleri için vergi mükellefiyeti tesis ettirebilmektedirler. Kendi adlarına kanuni defter tasdik ettirebilmekte, kendi adlarına fatura bastırabilmektedir.

Ortaklığın yaptığı tüm ticari işlemler KDV Kanunu uyarınca vergiye tabidir. (İstisna ve muafiyet halleri hariç)

Öte yandan adi ortaklıkta, ortaklığın sona ermesi sonucunu doğurmayan hisse devri işlemleri KDV’ye tabi değildir. Ortaklığın sona ermesi sonucunu doğuran devir işlemlerinde ise vergi uygulanır.

Buna göre bir adi ortaklıkta, ortaklardan biri veya birkaçının hisselerini diğer ortaklara veya üçüncü şahıslara devretmesi, bu şekilde ortaklıktan bazı ortakların ayrılması veya ortaklığa yeni ortakların alınması halinde, mevcut adi ortaklık, ortak sayısındaki değişiklik dışında aynen devam ediyorsa, bu hisse devri işlemlerinde vergi uygulanmaz.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

 

Reklamlar

Mal İhracatında E-Fatura Uygulaması

 

E-FVesilkalık-2atura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerin ihracat ve yolcu beraberi eşya ihracı işlemlerinde e-Fatura düzenleme zorunluluğu 1/7/2017 tarihinden itibaren başlamıştır.

Başkanlık tarafından yayınlanan uygulamada karşılaşılabilecek bazı durumlara ilişkin soru ve cevaplar aşağıdaki gibidir.

  • Bedelsiz ihracatlar da e-fatura kapsamında mıdır?

Bedelsiz ihracatta da mal çıkışında GÇB düzenlenip düzenlenmediğine göre ihracat e-faturası düzenlenecek olup GÇB ekinde düzenlenmediği müddetçe gönderici e-arşiv kullanıcısı ise e-arşiv fatura değilse kağıt fatura olarak düzenlemeye devam edecektir. Bununla birlikte bedelsiz gönderilen mallar bir GÇB ile çıkacaksa faturası mutlaka e-Fatura olmak zorundadır. Bilindiği üzere, e-Fatura kapsamında bedelsiz faturalar düzenlenebilmektedir.

  • Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı (ETGB)- mikro ihracat da e-fatura kapsamında mıdır?

Mikro ihracata ilişkin kesilecek faturalar gönderici e-arşiv kullanıcısı ise e-arşiv fatura , değilse kağıt ortamında kesilmeye devam edilecektir. Gerek GTB’nin gerek Başkanlığın bu konuda bir düzenlemesi bulunmamakta olup, aksi belirtilmediği sürece matbu (kağıt/e-Arşiv) fatura düzenlenmeye devam edilecektir.

  • Serbest Bölgelerdeki şirketlere düzenlenen e-faturalar, alıcı da e-faturaya kayıtlı bir kullanıcı ise ihracat e-faturası olarak mı düzenlenmelidir?

Serbest bölgedeki alıcıya düzenlenen fatura GÇB ekinde düzenlenen bir fatura ise ihracat e-faturası olarak düzenlenmeli, serbest bölge işlem formu vb. başka bir belge ekine alındığı durumlarda alıcı da e-fatura mükellefi ise eskisi gibi e-fatura olarak düzenlenecektir. Alıcı e-faturaya kayıtlı değilse ve gönderici e-arşiv mükellefi ise e-arşiv fatura düzenleyecek , değilse kağıt fatura düzenlenecektir.

  • GTB üzerinden giden e-Faturalar Alıcı firma olan Serbest bölgedeki şirketin e-Fatura posta kutusuna düşecek mi ? Serbest bölgedeki e-fatura kayıtlı kullanıcısı olan alıcı firmaya faturanın teslimi nasıl olacaktır ?

GÇB ekinde çıkan bir e-fatura olduğu için fatura gönderilirken GTB’nin vkn’si seçilerek gönderilmelidir. Böylece elektronik olarak düzenlenen fatura GTB’nin posta kutusuna düşecektir.

e-Fatura uygulaması kapsamında işlemin sıhhati için e-Faturalar yalnızca bir posta kutusuna gönderilmektedir.

Serbest bölgedeki alıcı e-fatura kullanıcısı ise faturanın XML hali elektronik bir kanaldan (mail vb.) alıcıya ulaştırılmalıdır.

  • İhracat faturalarını kesip, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın portalına gönderdiğimizde intaç tarihini nasıl öğrenebileceğiz? İhracat faturalarında intaç tarihi ve Gümrük Beyanname numarası bilgisi olacak mı?

Gümrük İdaresi fiili ihracatı tamamlanan eşyanın kabul uygulama yanıtı ile ilgilisine dönerken fiili ihraç tarihi bilgisi de bu yanıtın içinde bulunacaktır. Konuyla ilgili güncelleme efatura.gov.tr adresindeki 26.12.2016 tarihli duyuru ile mükelleflere bildirilmiştir.

  • İhracatta e-Faturadaki ticari eşyanın tanımı ile beyannamedeki eşyanın ticari tanımı da birbiri ile karşılaştırılacak mı?

İhracat faturasına yazılan bilgilerle GÇB üzerinde yer alan bilgiler birbiriyle uyumlu olmalıdır.

  • Yurtdışına kargo şirketleri aracılığı ile mal göndermekteyiz. Bunlara ilişkin faturalar e-Fatura mı olmalı?

Mikro İhracat diye adlandırılan bu yöntemde GÇB yerine kargo firmalarında ETGB kullanılmakta olup, mevcut süreçte e-Faturanın konusuna girmemektedir. Bu nedenle bu kapsamda gerçekleştirilen ihracat işlemleri için matbu (Kağıt/e-arşiv) fatura düzenlenmeye devam edilecektir.

  • İhracat e-Fatura sürecinde, konsinye süreci nasıl olacak?

Konsinye ihracat türü işleyişi açısından farklı özellikler göstermektedir. Bu nedenle konsinye ihracat yapan e-fatura kullanıcıları, e-arşiv kullanıcısı ise e-arşiv fatura olarak değilse kağıt fatura olarak belge düzenlemeye devam edecektir. Konsinye ihracat işlemi için, fatura düzeni açısından öteden beri kullanılan usul ve esaslara göre işlem yapılacaktır.

  • Navlun, sigorta vb. hizmet kalemleri için GTİP numarası bulunmamaktadır. Bunları ihracat faturası üzerinde nasıl göstermemiz gerekir?

İhracat faturasında bu şekilde yer alması gereken sigorta, navlun, komisyon vb. tutarları ayrı bir satır olarak girmeden, satırlara, kalemlere dağıtarak yapabilirsiniz. Yani bir satırda belirttiğiniz mala ait maliyet ve ona ilişkin sigorta bedelini aynı satıra yedirerek yazabilirsiniz. Ancak faturanın açıklama kısmına ne kadarının maliyet ne kadarının sigorta, navlun vb. olduğunu ayrı ayrı göstermeniz gerekmektedir. Bu alanları ayrı bir satır olarak yazmanıza gerek bulunmamaktadır

  • Yurt dışına gönderilen mala ilişkin yansıtma ve fiyat farkı faturaları da ihracat e-faturası olarak mı kesilmelidir?

Bu faturalar da GÇB ekinde yollanıyorsa ve mal ihracı kapsamında değerlendiriliyorsa ihracat e-faturası olarak kesilmelidir. Ancak hizmet ihracı kapsamında değerlendiriliyorsa ihracat e-faturası olarak düzenlenmeyecek gönderici e-arşiv kullanıcısı ise e-arşiv fatura değilse kağıt fatura olarak düzenlenecektir.

KDV’nin Konusuna Giren ve Girmeyen Teslim ve Hizmetler

Vesilkalık-2

KDV’nin konusuna giren işlemler, 3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde sayılmış olup, mal teslimi veya hizmet ifalarının verginin konusuna girebilmesi için, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılmış olmaları veya aynı maddede belirtildiği üzere, “diğer” faaliyetler kapsamında yapılmaları gerekir. İthalatta ise prensip olarak her türlü mal ve hizmet ithali vergiye tabidir.

Ayrıca maddenin üçüncü fıkrasında;

– Bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının,

– Bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin,

– Türk tabiyetinde bulunup bulunmamalarının,

– İkametgâhı veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye’de olup olmamasının,

işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre dar mükellef, tam mükellef, özel, resmi ayrımı yapılmaksızın, işlemin Türkiye’de yapılması şartıyla, söz konusu işlemleri kim yaparsa yapsın vergilendirilir.

Ayrıca diğer vergi kanunlarındaki muafiyet ve istisnalar bu Kanuna göre geçerli değildir.

60 numaralı KDV sirkülerinde ise işlemlerin Türkiye’de ya da yurtdışında yapılması ile ilgili şu açıklamalar yapılmıştır.

1.1. İşlemlerin Türkiye’de Yapılması

KDV Kanununun 6 ncı maddesinde işlemlerin Türkiye’de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye’de bulunmasını, hizmetin Türkiye’de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını ifade ettiği hükmü yer almaktadır.

1.1.1. Yurtdışındaki İşlemler

KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV’nin konusuna girmemektedir. Türkiye’de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu değildir.

Buna göre, Türkiye’deki bir mükellefin;

– Yurt dışında düzenlenen bir fuara Türkiye’den katılan firmalara yurt dışında verdiği stant kurulumu, montajı, lojistik vb. hizmetler,

– Yurt dışında yaptığı inşaat, onarım, montaj işleri,

– Yurt dışındaki bir firmanın doğrudan yurt dışındaki başka bir firmaya (mallar Türkiye’ye gelmeksizin) yapacağı teslimlere ilişkin olarak verdiği aracılık hizmeti,

– Türkiye’deki başka bir firmanın personelini yurt dışına götürmek suretiyle aynı sektörde faaliyette bulunan yabancı firmalarla tanıştırma, bilgilendirme, eğitim şeklinde yurt dışında verdiği danışmanlık hizmeti,

– Yurt dışındaki bir firmanın mallarının, yine yurt dışındaki bir başka firmaya pazarlanmasına yönelik olarak yurt dışında verdiği satış komisyonculuğu hizmeti

Türkiye’de ifa edilmediğinden veya bu hizmetlerden Türkiye’de faydalanılmadığından KDV’nin konusuna girmemektedir.

Türkiye’de serbest meslek faaliyeti dolayısıyla KDV mükellefi olan bir doktor veya avukatın, Türkiye’de KDV mükellefi olan bir firmaya yurt dışında verdiği hizmetler de verginin konusuna girmeyecektir.

1.1.2. Türkiye’deki İşlemler

KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, Türkiye’de gerçekleşen mal teslimleri ile Türkiye’de ifa edilen veya yurt dışında ifa edilmekle birlikte Türkiye’de faydalanılan hizmetler KDV’ye tabidir. Bu teslim ve hizmetlerin yabancı firmalara yapılması bu durumu değiştirmez.

Türkiye’de yapılan, ancak yurt dışında faydalanılan hizmetler ise KDV’nin konusuna girmekle birlikte Kanunun 12/2 nci maddesindeki şartları taşımak kaydıyla KDV’den istisna bulunmaktadır.

Buna göre, Türkiye’deki bir mükellefin;

– Yurt dışındaki otellere turist, okullara öğrenci, fuarlara ziyaretçi veya katılımcı bulunmasına yönelik yurt dışındaki firmaya Türkiye’de verdiği aracılık hizmetleri,

– Yurt dışındaki firmalara ait ürünlerin Türkiye’de satışı için bu firmalara verdiği pazarlama, aracılık, danışmanlık vb. hizmetleri

genel esaslar çerçevesinde KDV’ye tabi bulunmaktadır.

Bu işlemlerin, KDV Kanununun 11/1-a ve 12/2 nci maddelerine göre ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi de söz konusu değildir.

Öte yandan, Türkiye’deki bir firmanın yurt dışından ithal edeceği mallara ilişkin olarak yurt dışındaki firmadan yurtdışında aldığı kalite kontrol, barkodlama, elleçleme vb. hizmetlerden Türkiye’de faydalanıldığından, bu hizmetler genel esaslar çerçevesinde KDV’ye tabi olacaktır.

Ayrıca KDV’nin konusuna girmeyen işlemler için direkt yada dolaylı olarak yüklenilen KDV’lerin indirimi (KDV Kanunu madde 30 kapsamında) mümkün değildir. İndirilemeyen KDV tutarı gider yada maliyet kaydedilir.

Bu işlemler için kesilen faturalar KDV beyannamesinde beyan edilmez.

*KDV’nin konusuna girmeyen işlemler için aşağıdaki örnekler verilebilir.

-Türkiye’de Yapılmayan Teslimler,

-Türkiye’de Yapılmayan Hizmetler,

-Avanslar

-Masraf Aktarımı (KDV’siz Masraflar)

-Tazminatlar,

-Cezai Şartlar,

-Nefaset Bedelleri

-Aidatlar

-Ücretler,

-Depozitolar,

-Teminatlar,

-Sübvansiyonlar,

-Geçici Vergi Dönemlerindeki Kur Değerlemeleri

 

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

 

Destekleme Ve Fiyat İstikrar Fonunda Biriken Tutar E-Defter Uygulamasına Geçişte Dikkate Alınır Mı?

Vesilkalık-25520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş, ikinci fıkrasında da safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazancın tarifinin yapıldığı 37 nci maddesinde de, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükümlerine yer verilmiş ve ticari kazançta vergiyi doğuran olay tahakkuk esasına bağlanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde ise bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddelerine ilişkin hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır.

1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde yapılan açıklamalara göre;

60. Brüt Satışlar” hesap grubunda; “İşletmenin esas faaliyetleri çerçevesinde satılan mal ya da hizmetler karşılığında alınan ya da tahakkuk ettirilen toplam değerleri kapsar. Satılan mal ve hizmetler ile ilgili sübvansiyonlar, satış tarihindeki vade farkları, ihracatla ilgili dönem içinde ortaya çıkan kur farkları, vergi iadeleri brüt satışlar içinde gösterilir. Brüt satışlara Katma Değer Vergisi dahil edilmez.

“602. Diğer Gelirler” alt hesap grubunda ise; “İşletmenin korunması, ihracatı teşvik ya da hükümet politikasına uyma zorunluluğu karşısında oluşan işletmenin faaliyet hasılatındaki düşüklüğü veya faaliyet zararını gidermek için, sermaye katkısı niteliğinde olmayan, mali yardımlar (sübvansiyonlar), devletin bazı malları vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerden istisna etmesi yoluyla yaptığı yardımlar (vergi iadeleri) ve satış tarihindeki vade farkları, ihracatla ilgili fiyat istikrar destekleme primi vb. hasılat kalemleri bu hesapta izlenir.

Bu durumda, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu kapsamında alınan bedellerin, “602. Diğer Gelirler” hesabında kayıt altına alınması gerekmektedir.

Öte yandan 421 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile bazı mükellef gruplarına elektronik defter tutma ve elektronik fatura uygulamasına dahil olma zorunluluğu getirilmiştir. Mezkur Tebliğ ile zorunluluk getirilen mükelleflere ilave olarak 454 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile;

  1. 2014 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükelleflere
  2. ……….
  3. ……..

e-defter ve e-fatura uygulamasına geçme zorunluluğu getirilmiştir.

Sonuç olarak;

Dolayısıyla, e-Fatura ve e-Defter uygulamasına dahil olma zorunluluğunun tespitinde gelir tablosunda yer alan brüt satış hasılatı dikkate alındığından 602 hesaba kaydedilen DFİF ödemelerinin de dikkate alınması gerekmektedir.

 

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

 

Fazla Çalışma Onayının Her Yıl Alınmasından Vazgeçildi

Vesilkalık-2

İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma Ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’nin “Fazla Çalışma Yaptırılacak İşçinin Onayı” başlıklı 9’uncu maddesinin 2’nci bendin de yer alan;

“Fazla çalışma ihtiyacı olan işverence bu onay her yıl başında işçilerden yazılı olarak alınır ve işçi özlük dosyasında saklanır.”

İfadesi, 25.08.2017 tarihinde yayınlanan yeni yönetmelik ile

“Fazla çalışma ihtiyacı olan işverence bu onay iş sözleşmesinin yapılması esnasında ya da bu ihtiyaç ortaya çıktığında alınır ve işçi özlük dosyasında saklanır. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapmak istemeyen işçi verdiği onayı otuz gün önceden işverene yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir.”

şeklinde değiştirilmiştir.

Böylece işçiden alınan fazla mesai onayının her yıl başında yeniden alınmasına gerek kalmamış, işe giriş anında yada ihtiyaç duyulduğu anda bu iznin işçiden alınması yeterli görüşmüştür.

 

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi