02.01.2018 TARİHİNDE ÖDENEN SİGORTA PRİMLERİ GİDER KABUL EDİLMEYEBİLİR

Vesilkalık-2Bilindiği üzere 6770 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 28 inci maddesiyle 2016/Aralık, 2017/Ocak ve 2017/Şubat aylarına ilişkin SGK prim ödemelerinin kısmi olarak ertelenmesi uygulaması getirilmişti. Tahsilatı ertelenen primlerin sırasıyla 2017/Ekim, 2017/Kasım ve 2017/Aralık aylarında ödeneceği de bu kanunda belirlenmişti.

2016/Aralık dönemine ilişkin olup ödemesi 2017/Ekim ayında yapılacak sigorta primlerinin hangi dönemin gideri olarak kabul edilmesi gerektiği uzunca bir süre tartışılmıştı.

Sonunda Gelir İdaresi Başkanlığı ödemesi kısmi olarak ertelenen sigorta primlerinin hangi dönemin gideri olarak dikkate alınacağına ilişkin iki adet özelge ile görüşünü açıklamıştı.

11.04.2017 tarih 18008620-125[2017-721-1]-16071 sayılı özelgede;”SGK primlerinin gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerektiğinden, dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın sigorta primleri fiilen ödendiği tarihte kazancın tespitinde gider olarak  dikkate alınabilecek olup, ilgili mevzuat gereği bir aya ait sigorta primleri ertesi ayın sonuna kadar ödenebileceğinden yalnızca Aralık ayına ait olan sigorta primlerinin ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda Aralık ayının gideri olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

Dolayısıyla, 5510 sayılı Kanunun geçici 72 inci maddesi ile yapılan düzenlemeye göre Aralık 2016 dönemine ilişkin sigorta primlerinin 2017 takvim yılının Ekim ayında ödenmesi mümkün olsa da, 174 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan açıklamalar çerçevesinde Aralık ayına ilişkin primler ancak ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda Aralık ayının gideri olarak dikkate alınabileceğinden, 2017 yılı Ocak ayı içinde ödenmeyen 2016 Aralık ayına ait sigorta primlerinin 2016 yılı kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.” açıklaması yer almıştır.

Özelgedeki  “dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın sigorta primleri fiilen ödendiği tarihte kazancın tespitinde gider olarak  dikkate alınabilecek” hususuna dikkat etmemiz önemlidir.

Kurum 2017/Şubat dönemine ilişkin olup 2017/Aralık döneminde ödenecek olan primlerin ödeme tarihi ile ilgili olarak Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde değişiklik yaparak ödeme tarihini 26.12.2017 olarak belirlemiştir.

Dolayısıyla tahakkuk dönemi ile ödeme dönemi aynı yıl içinde olacağı için 2016/Aralık dönemine ilişkin sorunların yaşanması beklenmemekteydi.

Hal böyle olmakla birlikte SSİY ile 26.12.2017 olarak belirlenen ancak 21.12.2017 tarihinde yapılan SGK duyurusuna göre kurum yönetim kurulunun aldığı karar ile son ödeme tarihi 02.01.2018 olarak belirlenmiştir.

Böylece kısmen ertelenmiş 2017/Şubat dönemine ait sigorta primlerinin 2018 yılı içinde ödenmesi halinde 2017 yılına ilişkin kazancın tespitinde gider kabul edilip edilmeyeceği sorusu gündeme gelmiş oldu.

 Sonuç;

2017/Şubat dönemine ilişkin olup 6770 sayılı kanun gereği ödenmesi kısmen ertelenen sigorta primleri 02.01.2018 tarihine kadar ödenebilecektir.

Ancak yukarıda alıntı yapılan özelgeden de görüleceği üzere sigorta pirimleri ödendiği tarihte gider kabul edilmektedir. Bunun tek istisnası ise aralık ayına ilişkin olup bir sonraki ayda süresinde ödenmiş pirimler için gider kabul edilmesidir. Dolayısıyla 2017/Şubat dönemine ilişkin primlere ait ödemenin 2017 yılı içinde yapılmaması halinde prim tutarının ilgili döneme/yıla ait geçici vergi ve kurumlar vergisi beyannamelerinde kkeg olarak dikkate alınması gerekeceği sonucuna varmak yanlış olmayacaktır.

Ödemesi ertelen pirimler için sadece tahsilat tarihlerinde bir öteleme yapılmıştır. 2017/Şubat dönemine ilişkin olup 2017/Aralık döneminde tahsilatı yapılan pirim tutarın 174 seri numaralı GVK genel Tebliğinde yapılan açıklama kapsamında (fiili ödemenin sonraki yılda süresi içinde yapılması hali) değerlendirilerek 2017 yılında gider olarak kabul edilmesi ise bu konuda verilen iki adet özelgedeki görüş ile çelişecektir. Çünkü o özelgelerde de pekala bu yaklaşımda bulunabilir ve 2016/Aralık dönemine ilişkin olup kanuni düzenleme ile ödeme vadesi 2017/Ekim ayına ertelenen primlerin 2017 yılı içinde süresinde yapılması halinde döneme ilişkin kazancın tespitinde gider kabul edilebileceği belirtilebilirdi. Ancak idare primlerin kesin olarak ödendiği dönemde gider kabul edileceği yaklaşımını benimsemesi sebebiyle bu defa ortaya çıkan durum için nasıl bir yaklaşımda bulunacağını tahmin etmek zor olamamalıdır.

Gider kabul olurdu olmazdı diye tereddüt içinde olmamak için ödenmemiş kısmen ertelenen 2017/Şubat dönemine ilişkin primlerin 2017 yılı içinde bir tarihte ödenmesini tavsiye ederim.

Öte yandan 2017/Kasım ve 2017/Aralık aylarına ilişkin olarak tahakkuk eden primlerin 2018 tarihli olarak ödenmesi halinde (174 seri nolu tebliğ kapsamında) 2017 yılı için gider kabul edileceği tabiidir.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

Reklamlar

Ücret Alınmayan Serbest Meslek Faaliyetleri İçin Serbest Meslek Makbuzu Düzenleyip Düzenlemeyeceği 

 

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde;

“Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.”

67 nci maddesinin birinci fıkrasında;

“Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.”

hükmü yer almaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Makbuz Mecburiyeti” başlıklı 236 ncı maddesinde, “Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteride bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir.” hükmüne yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de gerçekleştirilen ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu belirtilerek, 10 uncu maddesinin (a) bendinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması ile (b) bendinde ise malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır.

Yukarda yer verilen hükümler uyarınca,

-Katma değer vergisi bakımından vergiyi doğuran olay malın teslimi veya hizmetin ifasına bağlı olduğundan, serbest meslek faaliyetine ilişkin kazancın tahsil edilmediği durumlarda düzenlenecek serbest meslek makbuzunda, sadece KDV tutarına yer verilerek “….TL mal teslimine / hizmet yapılmasına ilişkin olup bedeli tahsil edilmemiştir.” şeklinde notun yazılması,

-Serbest meslek kazancında tahsil esası geçerli olduğundan (kazancın kısım kısım tahsil edildiği durumlar dahil) serbest meslek makbuzunun tahsil edilen tutar kadar düzenlenmesi ve makbuz üzerinde “KDV için … gün ve … sayılı serbest meslek makbuzu düzenlenmiştir.” şeklinde notun yazılması,

gerekmektedir.

Diğer taraftan, işlemlere taraf olanların düzenlenen serbest meslek makbuzuna dayanarak KDV’ni indirim konusu yapması mümkündür.

(Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı 20.07.2011 tarih B.07.1.GİB.4.20.15.01-30-MUK-2010-54-203 sayılı özelge, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı 20.02.2017 tarih 21152195-130(99-2017-198)-5483 sayılı özelge)

 

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

İştirak Kazançları İstisnası

Merkezi serbest bölgede bulunan bir kuruma iştirak edilmesinden elde edilen kar payları (Serbest bölgeler gümrük bölgesi dışında sayılmasına karşın, TTK hükümlerine göre kurulmuş ve kanuni veya iş merkezi bu bölgelerde bulunarak faaliyet gösteren kurumlar tam mükellef kurum olarak kabul edildiği için) KVK 5/1-a (iştirak kazançları istisnası hükümleri) kapsamında vergiden istisnadır.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi