Bedelsiz İhracat Faturaları Hakkında Gib Duyurusu

İhracat işlemlerinde BEDELSİZ e-Fatura düzenleyen mükelleflerimizin dikkatine! 

Bilindiği üzere 13/7/2017 tarihli duyuru ile, ihracat e-Faturası düzenleme zorunluluğu kapsamında e-fatura uygulaması üzerinden düzenlenip gönderilen Bedelsiz İhracat Faturalarına GTB tarafından yazılım güncellemesi tamamlana kadar, ihracatın aksamaması için bedelsiz ihracat faturalarının matbu ( kağıt/e-arşiv ) fatura olarak düzenlenmesine olanak tanınmıştır. 31/10/2017 tarihi itibariyle GTB tarafından gerekli yazılım güncellemesi yapılmış olup, canlı ortamda devreye alınmıştır.Bu kapsamda bedelsiz ihracat faturası düzenleyecek mükelleflerin e-Faturada “payableamount” (ödenecek tutar) alanına “sıfır” (0) yazması ve “Bilge Sistemi”nde beyanname açılırken bedelsiz alanını seçmesi gerekmektedir.

Reklamlar

“İzah Zammı” da Nereden Çıktı Demeyin!

Vesilkalık-2

Mali mevzuatımızda “Pişmanlık Zammı”,” Gecikme Zammı” gibi cezalar mevcut iken bu zamlara bir yenisi de “İzah Zammı” olarak eklenmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mülga 370 inci maddesi, 9.8.2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile “İzaha davet” başlığı altında yeniden düzenlenerek vergi sistemimizde yeni bir müessese ihdas edilmiştir. İşte bu yeni uygulama hakkında detaylar 482 numaralı VUK Genel Tebliğinde yapılmıştır.

Tebliğe göre; izaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesi olup, bu müessese, yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdire sevk edilmesini önlemekte, vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda ise belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle mükellefleri daha ağır müeyyidelerden korumaktadır.

İzaha davetin kapsamı aşağıda listelenmiştir.

  • Ba-bs bildirim formlarında yer alan bilgilerin analizi sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Kredi kartı satış bilgileri ile katma değer vergisi (kdv) beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Yıllık beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Çeşitli kurum ve kuruluşlardan elde edilen bilgiler ile asgari ücret tarifelerinin karşılaştırılması sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri üzerinde yapılan indirimleri, kanuni oranları aşan mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Dağıttığı kâr üzerinden tevkifat yapmadığı tespit edilenlerin izaha davet edilmesi
  • Geçmiş yıl zararlarının mahsubu yönünden mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • İştirak kazançlarını ilgili hesapta göstermeyen mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Kurumlar vergisi kanununun 5/1-e maddesindeki istisna ile ilgili olarak mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Örtülü sermaye yönünden mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Ortaklardan alacaklar için hesaplanması gereken faizler yönünden mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Ortaklık hakları veya hisselerini elden çıkardıkları halde beyanda bulunmayan limited şirket ortaklarının izaha davet edilmesi
  • Gayrimenkul alım/satım bedelinin eksik beyan edilmiş olabileceğine dair haklarında tespit bulunanların izaha davet edilmesi
  • Gayrimenkullere ilişkin değer artışı kazançları yönünden mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Gayrimenkul sermaye iratlarını beyan etmeyen veya eksik/hatalı beyan eden mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması durumunda mükelleflerin izaha davet edilmesi

Mükellefçe yapılan izahın komisyonca yeterli bulunmaması ve beyanname verilmesini gerektiren bir durumun bulunduğunun değerlendirilmesi halinde bu durum mükellefe bildirilir.

Bu bildirim üzerine, izahın yapıldığı tarihten itibaren 15 günlük süre sona ermeden mükellefçe; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi, ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranındaki izah zammıyla ödenmesi şartlarıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir.

Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere izah zammı gecikme zammı ile aynı niteliktedir. Yani vadesi geçen bir alacağın son ödeme tarihi ile fiili ödeme tarihi arasında geçen zaman için hesaplanmaktadır.

Konu hakkında detaylı açıklamalar 482 numaralı VUK Tebliğinde yapılmıştır. Yeni ihdas edilen bu uygulamanın mükellefler ile idare arasındaki birçok sorunun başlamadan çözülebilmesine olanak sağlayacağını düşünmekteyim.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

Zorunlu BES Ödemeleri Hangi Hesapta Takip Edilmelidir

 

67Vesilkalık-240 sayılı kanun ile 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununda yapılan değişiklikler neticesinde 01.01.2017 tarihinden itibaren geçerli olan zorunlu bireysel emeklilik sistemi uygulamasına dahil olacak işyerleri için 2017/9721 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla çıkarılan yönetmelik ile kademeli geçiş öngörülmüştür.

Zorunlu BES Yönetmeliğine göre;

  1. Çalışan sayısı bin ve üzerinde olan bir işverene bağlı olarak çalışanlar 1.1.2017 tarihinden itibaren,
  2. Çalışan sayısı ikiyüzelli ve üzerinde ancak binden az olan bir işverene bağlı olarak çalışanlar 1.4.2017 tarihinden itibaren,
  3. Çalışan sayısı yüz ve üzerinde ancak ikiyüzelliden az olan bir işverene bağlı olarak çalışanlar 1.7.2017 tarihinden itibaren,
  4. Çalışan sayısı elli ve üzerinde ancak yüzden az olan bir işverene bağlı olarak çalışanlar 1.1.2018 tarihinden itibaren,
  5. Çalışan sayısı on ve üzerinde ancak elliden az olan bir işverene bağlı olarak çalışanlar 1.7.2018 tarihinden itibaren,
  6. Çalışan sayısı beş ve üzerinde ancak ondan az olan bir işverene bağlı olarak çalışanlar 1.1.2019 tarihinden itibaren,

otomatik olarak emeklilik planına dahil edilir.

Yönetmelik kapsamındaki çalışanların ücretinden işveren tarafından kesilecek çalışan katkı payı tutarı, ilgisine göre prime esas kazancın veya emeklilik keseneğine esas aylığın yüzde üçü oranında hesaplanır. Bu şekilde hesaplanan çalışan katkı payı tutarının virgülden sonraki kısmı dikkate alınmaz.

Hesaplanan bu tutar anlaşma yapılan bireysel emeklilik şirketine (anlaşma da belirlenen tarihe uygun olarak) aktarılacaktır.

Peki, işçiden kesilen ve emeklilik şirketine aktarılacak bu tutarın muhasebe kayıtların takibi nasıl olacaktır? Bu kesintileri hangi hesapta izlemek gerekir. Zira işçilere ücret ödemesinin yapıldığı tarih ile (kesinti yapılarak hesaplanan) zorunlu bes ödemelerinin emeklilik şirketine aktarılacağı tarih aynı olmayabilir. Aynı tarih olsa bile ödemenin tam ve doğru yapılıp yapılmadığının takibi gerekecektir.

Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği eki Tek Düzen Hesap Planı ve Açıklamalarında aşağıdaki ifadeler yer almıştır.

  1. ÖDENECEK VERGİ VE DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER

İşletmenin sorumlu veya mükellef sıfatıyla, ödeyeceği vergi, resim, harç, kesinti, sigorta primi, sendika aidatları, icra taksitleri ve benzeri borçlarının izlendiği hesap grubudur.

  1. ÖDENECEK DİĞER YÜKÜMLÜLÜKLER

Özel bölümlerinde tanımlananlar dışında kalan yükümlülüklerin izlendiği hesaptır.

Buna göre işçiden kesilen ve emeklilik şirketine aktarılması gereken tutarların ücret bordrosunda gösterilmesi ve ücret tahakkuku sırasında işçiye yapılacak net ücret ödemesi içinden ayrıştırılarak 369-Ödenecek Diğer Yükümlülükler hesabında takip edilmesi uygun olacaktır.

 

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

 

Konutların Fiilen Teslim Tarihi İle Fatura Tarihinde Farklı KDV Oranlarının Geçerli Olması Durumu

Vesilkalık-2Son birkaç aydır hükumet tarafından ekonomiyi canlandırma maksatlı bir çok kanuni düzenleme yapılmaktadır. Bunlardan biride konut teslimlerine geçici süre ile getirilen KDV oranı indirimidir.

08 Eylül 2016 tarihinden geçerli olmak üzere; 2016/9153 sayılı kararın 1. maddesi ile KDV oranlarının belirlenmiş olduğu karara geçici 2. madde eklenmiş bulunmaktadır.

Geçici 2. maddenin hükmü; “Bu kararın 1. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen vergi oranına tabi konutların, 31.3.2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) teslimlerinde, aynı fıkranın (c) bendinde belirtilen vergi oranı uygulanır” şeklindedir.

Bu tarih daha sonra 2017/9759 sayılı BKK’nın 3 üncü maddesiyle 30.9.2017 olarak değiştirilmiştir.(Sonuç olarak kapsamda ki konutlarda KDV indirimi 30.09.2017 tarihine kadar uzatılmıştır)

Yeni bir düzenleme olmazsa 30.09.2017 tarihi sonrasında kapsamda bulunan konutlarda KDV indirimi son bulacaktır.

Bu durumda;

1- 08.09.2016 ve 30.09.2017 tarihleri arasında teslimi gerçekleştirilecek net kullanım alanı 150 m2 üstü olan konut teslimlerinde yeni KDV oranı %8,

2- 08.09.2016 ve 30.09.2017 tarihleri arasında teslimi gerçekleştirilecek Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamındaki yerlerde net alanı 150 m2’ye kadar konutlardan arsa birim m2 fiyatı  Bin Türk Lirası ve üzerinde olan konutların tesliminde de yeni %8 olarak,

belirlenmiş bulunmaktadır.

Konutların fiilen teslimi ile fatura edilerek satışlarının yapıldığı tarihler farklı olabilmektedir. Böyle bir durumda hangi KDV oranının uygulanacağı yada fiilen teslim edilmeyen bir konut için düzenlenen faturada indirimli KDV oranının kullanılması halinde bu durumun Maliye nezdinde bir sorun teşkil edip etmeyeceği teyide muhtaçtı.

KDV Genel Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklikte konutun fiilen teslim edildiği tarih ile faturanın düzenlendiği tarihte konuta ilişkin geçerli olan KDV oranlarının farklı olması durumunda, faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan KDV oranı esas alınacağı belirtilmiştir. Ayrıca bu iki tarihte farklı bir KDV oranının geçerli olması durumunda da düzeltme yapılmasının söz konusu olmadığı ifade edilmiştir.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

MADDE 9 – Aynı Tebliğin (III/B-2.1.1.) bölümünün üçüncü paragrafında yer alan “Kanunu51”, “Kanun52” ve “Kanununun53” ibareleri sırasıyla “Kanunu”, “Kanun” ve “Kanununun” olarak değiştirilmiş ve aynı bölümün sonuna aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.

“3065 sayılı Kanunun (10/a) maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması; (10/b) maddesinde, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hüküm altına alınmıştır.

Konut tesliminden önce fatura düzenlenmesi halinde, faturada gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden bu faturada gösterilen KDV’nin beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Konutun fiilen teslim edildiği tarih ile faturanın düzenlendiği tarihte konuta ilişkin geçerli olan KDV oranlarının farklı olması durumunda, faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan KDV oranı esas alınacaktır. Dolayısıyla faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan oran esas alınarak hesaplanan KDV’de, konutun fiilen teslim edildiği tarihte geçerli olan KDV oranına göre herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır.”

Anonim Şirketlerin Damga Vergisindeki Sorumlulukları

Vesilkalık-2

Damga vergisi kanununa göre zorunlu veya ihtiyari olarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükellefler ile diğer kişiler arasında düzenlenen ve damga vergisine tabi olan kâğıtlara ait verginin tamamı sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükellefler tarafından bu kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirlenen süre içinde beyan edilip ödenmesi gerekmektedir.

Verginin zamanında beyan edilip ödenmemesi veya eksik ödenmesi durumunda, vergi, ceza ve fer’ileri işleme taraf olan ve damga vergisini sürekli makbuz verilmesi şekliyle ödemek zorunda olan mükelleflerden alınmaktadır. Ancak, bu mükelleflerin (aralarındaki sözleşmede yer alan hükme bağlı olarak) bu vergi aslını karşı tarafa rücu hakkı saklıdır.

Örneğin, bir anonim şirket ile gerçek kişi arasında düzenlenen sözleşmenin damga vergisinin beyan edilip ödenmesinden anonim şirket sorumludur. Sözleşme ile bu borç gerçek kişiye yüklenmiş olsa bile verginin gerçek kişi tarafından ödenmemesi halinde vergi, ceza ve fer’ileri işleme taraf olan ve sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunan anonim şirketten aranacaktır.

Ancak, anonim şirket yalnızca vergi aslı için sözleşmenin diğer tarafı olan gerçek kişiye rücu ederek, ödediği damga vergisini yasal yollardan tahsil etme hakkına sahiptir.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

Damga Vergisi Defteri Her Yıl (Yeniden) Tasdik Yaptırılmalı mıdır?

Vesilkalık-2

Sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunanlar Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri ile belirlenmiştir. Anonim şirketlerde bunlardan biridir.

20 seri numaralı damga vergisi genel tebliğinde göre damga vergisi mükellefiyeti bulunan kurumlar için; “Damga Vergisi Defteri” adı altında özel bir defter tutacakları, bu defterlerin tutulmasında, Vergi Usul Kanununun kayıt nizamı ve tasdik zamanına ilişkin 215-219 uncu ve 221 inci maddelerindeki hükümlere uyulacakları belirtilmiştir.

VUK’un bu maddeleri; “Türkçe tutma ve Türk Parası kullanma zorunluluğu, Defterlerin Mürekkeple Yazılacağı, Yanlış Kayıtların Düzeltilmesi, Boş Satır Bırakılamayacağı, Sayfaların Yok Edilemeyeceği, Kayıt Zamanı, Tasdik Zamanı” başlıklarına taşımakta olup ara tasdik diye tabir edilen “Tasdik Yenileme” maddesi ise VUK’un 222. Maddesinde hüküm altına alınmıştır.

Bu durumda damga vergisi defteri için 20 seri numaralı tebliğde yapılan belirlemeye göre VUK’un 222. maddesi (Tasdik Yenileme) geçerli değildir.

Bir başka ifade ile damga vergisi defterinin ara tasdik yapılarak kullanılmaya devam edilmesi mümkün değildir.

Öte yandan Ticari Defterlere ilişkin tebliğde; damga vergisi defterine bir atıfta bulunulmamış, “Pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen hesap dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir.” denilmiştir.  Ara tasdik yapılarak kullanılabilecek defterlerde ayrıca ifade edilmiştir.

Sonuç olarak; Damga vergisi tutmak zorunda olan AŞ lerin, Damga Vergisi Defterlerini kullanmaya başlayacakları yıldan önceki ayın son gününe kadar açılış tasdiki yaptırmaları gerekmektedir.

Bazı görüşlerde kullanmaya başlanmadan önce bir kez tasdik yaptırılan damga vergisi defterin tüm sayfaları doluncaya kadar bir daha tasdike ihtiyacı olmayacağı, bu şekilde kullanılmasının mümkün olduğu şeklinde açıklamalar yapılmıştır. VUK’un 221. maddesinde yer alan hükümlere istinaden bunun mümkün olmadığını, kullanılacak defterin her yıl için en geç bir önceki yılın son ayında açılış tasdikinin yapılması gerekeceğinden bu görüşe katılmıyorum.

Ayrıca damga vergisi tebliğlerinde bir kere açılış onayı yaptıktan sonra sayfaları bitinceye kadar kullanılmaya devam edilebileceği şeklinde de bir belirleme bulunmamaktadır.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi