Muhtasar Beyannamede Yapılan Değişiklik Hakkında

 

Vesilkalık-2

Gib tarafından 07.06.2018 tarihinde yapılan duyuru ile muhtasar beyannamelerde değişiklik yapıldığı duyuruldu. Duyuru metni aşağıdaki gibidir.

MUH, MUHGVK281 ve MUHSGK Beyannamelerinde Değişiklik;

Muh, MuhGVK281 ve MuhSGK kodlu muhtasar beyannamelerde “İstihdam Teşvikine İlişkin Bildirim” ile “Gelir Vergisi Kanununun Geçici 72 nci maddesi kapsamında yapılan gelir vergisi tevkifatına ilişkin bildirim” mükelleflerin kullanımına açılmıştır.

MUH kodlu muhtasar beyannamenin “Ekler” kulakçığında bulunan “İşyeri Bilgileri” bölümüne “Toplam İşçi Sayısı” alanı eklenmiştir. Bu alana işyeri SGK numarası bazında, toplam çalışan işçi sayısı eklenecektir. Kamu kurumu olup, işyeri SGK numarasını 1111111 şeklinde beyan edenler işçi sayısını toplu olarak yazabilirler. 

 Bu duyuruda iş yerinden huzur hakkı ödemesi yapanların bu ödemeyi yaptıkları kişi sayısını yukarıda bahsedilen işçi sayısı içinde gösterip göstermeyeceği yönünde bir belirleme yapılmamıştır.

Hali hazırda kullanılan beyannamede, huzur hakkı ödemeleri “Vergiye Tabi İşlemler > Ödemelerin Tür Kodu”  altında “Ücret Grubu” nda ve “14 nolu” kodda bildiriliyor.

Aynı zamanda beyannamenin “Vergi Bildirimi” sekmesinde huzur hakkı ödemesi yapılan kişi sayısını diğer ücretliler kısmında (toplam işçi sayısına dahil ederek) belirtiyor ve hemen bu alanın altında yer alan “**SGK Muaf/İstisna” kısmında ayrıca yazılıyor.

E-beyannamede yapılan son değişiklik ile “Ekler > İş yeri Bilgileri” altında açılan yeni alana iş yeri dosyası bazında çalışan işçi sayılarının yazılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Huzur hakkı ödemesi alanlar şirketten sigortalı olmadığı için bu alana yazılan işçi sayısı ile bir üst paragrafta bahsedilen “Vergi Bildirimi” kısmında yazılan işçi sayısı arasında uyumsuzluk ortaya çıkmaktadır. Esasen bir sorun olmadığı görülse de şuanda sistem bunun bir uyumsuzluk olarak görmekte ve beyannamenin kaydedilmesi aşamasında uyarı vermektedir. Ancak bu uyarıya rağmen beyanname kayıt edilebilmekte ve onay alınabilmektedir.

Sonuç olarak;

-Huzur hakkı alan kişi sayısı beyannamenin “Vergi Bildirimi” sekmesinde diğer ücretlilere ilişkin kişi sayısı içinde ve hemen bu alanın altında yer alan SGK muaf/istisna kişi sayısı içinde gösterilmelidir.

-Ayrıca “Ekler > İş yeri Bilgileri” kısmında iş yeri dosyası bazında yapılan ayrımda, huzur hakkı alan kişi sayısı yazılmamalıdır.

-Bu durumda e-bildirge sistemi beyannameyi kaydederken (bildirilen sayılarda uyumsuzluk olduğu için) uyarı veriyor ancak beyannameyi kabul ediyor.

-Vergi dairesi yada SGK tarafından bu uyumsuzluk hakkında bilgi istenmesi halinde (uyumsuzluğun huzur hakkı alan kişilerden kaynaklandığı yönünde) gerekli izahat yapılabilir.

İleri ki günlerde bu hususta bir duyuru yapılması muhtemeldir.

SMMM – Denetçi

Menderes ÇETİN

 

 

Reklamlar

Taşınmazların 7144 Sayılı Kanun Kapsamında Yeniden Değerlenmesinde Özel Durumlar

imageTaşınmazların yeniden değerlemesine ilişkin 7144 Sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 25 Mayıs 2018 tarihli ve 30431 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yapılan düzenlemeye göre;

-Uygulamadan tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilmektedir.

-Uygulama kapsamında sadece taşınmazların yeniden değerlenmesine imkan sağlamaktadır.

“Taşınmazlar” Türk Medeni Kanunu’nda aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:

  • Arazi,
  • Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar,
  • Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler.

-Değerleme işlemlerinin 30/9/2018 tarihine kadar yapılması gerekmektedir.

-Değerleme işlemi ile bulunan net artış tutarı pasifte özel bir fon hesabına alınmalı ve bu tutar üzerinden % 5 oranında hesaplanan vergi; yeniden değerleme işleminin yapıldığı tarihi izleyen ayın 25 inci günü akşamına kadar bir beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan edilerek, aynı süre içerisinde ödenmelidir. Bu ödeme kkeg olarak kayda alınmalıdır.

-Yeniden değerlemeye tabi tutan kıymetler için yeni değer üzerinden amortisman hesaplanmasına devam edilebilir. (Boş arsa ve araziler için amortisman uygulamasının yapılamamaktadır.)

-Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının, sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur.

-Yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazların elden çıkarılması halinde, pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışları, kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Değerlendirme ve Sonuç:

7144 sayılı kanun ile getirilen yeniden değerleme düzenlemesi, iktisap tarihinin üzerinden uzunca bir süre geçmiş olan taşınmazların kayıtlı değerinin güncellenmesi için önemli bir fırsattır. Zira kamuoyunda uzun zamandır böyle bir düzenleme yapılmasına yönelik beklenti mevcuttu.  İktisap anında bedeli döviz ile ödenmiş olan taşınmazların iktisap tarihinden itibaren değerleme gününe kadar uzun bir zaman geçmese bile yükselen kur değerleri nedeniyle de kayıtlı değer ile rayiç değer arasında büyük farklar oluşabilmektedir. Bu durumdaki bir taşınmazın satışının yapılması halinde de yüksek kar çıkmaktadır. Uygulamadan yararlanılması halinde bu tarz sorunlarda ortadan kalkacaktır.

Taşınmazların kayıtlı değerlerinin (amortismanları ile birlikte) değerleme işlemine tabi tutulması bilançoların aktif ve pasif olarak daha güçlü görünmesini sağlayacaktır. Her ne kadar bu güç direkt olarak nakit ve benzeri bir sermaye artışı sağlamasa da taşınmazların güncel değerleri ile bilançoda yer alması varlıkların sahibi olarak bankalara karşı kredi başvurunda bulunan kurumun elini kuvvetlendirecektir.

Bu uygulama teknik iflas halinde olan kurumlar içinde önemli fırsat olacaktır. Zira hesaplanan değerleme artışı sermayeye eklenebilecektir.

Ancak bu uygulama ile birlikte aktifte meydana gelen artış kurumun (ilgili yönetmeliğe göre belirlenen aktif büyüklük sınırını aşması sebebiyle) kobi olma vasfını kaybetmesine ya da (belirlenen kriterlerden biri olan aktif büyüklüğün sınırının aşılması sebebiyle) bağımsız denetime tabi olmasına neden olabilir.

Ayrıca uygulama ile hesaplanan ve fon hesabına kaydedilen tutar sermayeye eklenmese bile özvarlık içinde yer alması sebebiyle ilişkili kişilerden borç alan kurumlarda örtülü sermaye hesabında sınırı (özel fona kayıt edilen tutarın 3 katı kadar) daha yukarıya taşıyacaktır.

 

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

İştirak Kazançları İstisnası

Merkezi serbest bölgede bulunan bir kuruma iştirak edilmesinden elde edilen kar payları (Serbest bölgeler gümrük bölgesi dışında sayılmasına karşın, TTK hükümlerine göre kurulmuş ve kanuni veya iş merkezi bu bölgelerde bulunarak faaliyet gösteren kurumlar tam mükellef kurum olarak kabul edildiği için) KVK 5/1-a (iştirak kazançları istisnası hükümleri) kapsamında vergiden istisnadır.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

 

Gerçek Kişiler Tarafından Satılan Gayrimenkuller İçin Değer Artış Kazancının Tespiti (Maliyete Dahil Unsurlar)

 

Vesilkalık-2Gerçek kişilerin satın aldıkları gayrimenkulleri 5 yıl içinde elde çıkarmaları (satmaları) halinde alış ve satış arasında (varsa) oluşan kazanç tutarı değer artış kazancı olarak vergiye tabi tutulmaktadır.

2017 yılında elde edilen değer artışı kazancının 11.000-TL’si gelir vergisinden istisnadır.

Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunmaktadır.

Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet bedeli yerine; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedel, kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde ise son bilançoda veya envanter kayıtlarında gösterilen değer esas alınır.

Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. Şu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şarttır.

Öte yandan, Vergi Usul Kanununun 262 inci maddesinde; maliyet bedelinin, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade edeceği,

272 inci maddesinde ise; “normal bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarını genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadıyla yapılan giderler, gayrimenkulün veya elektrik üretim ve dağıtım varlıklarının maliyet bedeline ekleneceği belirtilmiştir.

Bu durumda iktisap edilen gayrimenkul için yapılan iktisadi değerini artıracak (tevsii, tadili veya bunlara ilave maliyet artırıcı nitelik taşıyan) masrafların iktisap bedelinin tespitinde maliyete dahil edilmesi mümkün bulunmaktadır.

Ayrıca gayrimenkulün kredi ile alınmış olması, kredinin vadesi sona ermeden ve kredi bakiyesi kapanmadan satılması halinde, banka tarafından tahsil edilen erken ödeme bedelinin ve  konut kredi faizlerine ilişkin ödemelerin herhangi bir endeksleme yapılmaksızın gayrimenkulün maliyet bedeline ilave edilmesi mümkündür.

 

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

 

 

Bedelsiz İhracat Faturaları Hakkında Gib Duyurusu

İhracat işlemlerinde BEDELSİZ e-Fatura düzenleyen mükelleflerimizin dikkatine! 

Bilindiği üzere 13/7/2017 tarihli duyuru ile, ihracat e-Faturası düzenleme zorunluluğu kapsamında e-fatura uygulaması üzerinden düzenlenip gönderilen Bedelsiz İhracat Faturalarına GTB tarafından yazılım güncellemesi tamamlana kadar, ihracatın aksamaması için bedelsiz ihracat faturalarının matbu ( kağıt/e-arşiv ) fatura olarak düzenlenmesine olanak tanınmıştır. 31/10/2017 tarihi itibariyle GTB tarafından gerekli yazılım güncellemesi yapılmış olup, canlı ortamda devreye alınmıştır.Bu kapsamda bedelsiz ihracat faturası düzenleyecek mükelleflerin e-Faturada “payableamount” (ödenecek tutar) alanına “sıfır” (0) yazması ve “Bilge Sistemi”nde beyanname açılırken bedelsiz alanını seçmesi gerekmektedir.

“İzah Zammı” da Nereden Çıktı Demeyin!

Vesilkalık-2

Mali mevzuatımızda “Pişmanlık Zammı”,” Gecikme Zammı” gibi cezalar mevcut iken bu zamlara bir yenisi de “İzah Zammı” olarak eklenmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mülga 370 inci maddesi, 9.8.2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile “İzaha davet” başlığı altında yeniden düzenlenerek vergi sistemimizde yeni bir müessese ihdas edilmiştir. İşte bu yeni uygulama hakkında detaylar 482 numaralı VUK Genel Tebliğinde yapılmıştır.

Tebliğe göre; izaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesi olup, bu müessese, yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdire sevk edilmesini önlemekte, vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda ise belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle mükellefleri daha ağır müeyyidelerden korumaktadır.

İzaha davetin kapsamı aşağıda listelenmiştir.

  • Ba-bs bildirim formlarında yer alan bilgilerin analizi sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Kredi kartı satış bilgileri ile katma değer vergisi (kdv) beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Yıllık beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Çeşitli kurum ve kuruluşlardan elde edilen bilgiler ile asgari ücret tarifelerinin karşılaştırılması sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri üzerinde yapılan indirimleri, kanuni oranları aşan mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Dağıttığı kâr üzerinden tevkifat yapmadığı tespit edilenlerin izaha davet edilmesi
  • Geçmiş yıl zararlarının mahsubu yönünden mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • İştirak kazançlarını ilgili hesapta göstermeyen mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Kurumlar vergisi kanununun 5/1-e maddesindeki istisna ile ilgili olarak mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Örtülü sermaye yönünden mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Ortaklardan alacaklar için hesaplanması gereken faizler yönünden mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Ortaklık hakları veya hisselerini elden çıkardıkları halde beyanda bulunmayan limited şirket ortaklarının izaha davet edilmesi
  • Gayrimenkul alım/satım bedelinin eksik beyan edilmiş olabileceğine dair haklarında tespit bulunanların izaha davet edilmesi
  • Gayrimenkullere ilişkin değer artışı kazançları yönünden mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Gayrimenkul sermaye iratlarını beyan etmeyen veya eksik/hatalı beyan eden mükelleflerin izaha davet edilmesi
  • Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması durumunda mükelleflerin izaha davet edilmesi

Mükellefçe yapılan izahın komisyonca yeterli bulunmaması ve beyanname verilmesini gerektiren bir durumun bulunduğunun değerlendirilmesi halinde bu durum mükellefe bildirilir.

Bu bildirim üzerine, izahın yapıldığı tarihten itibaren 15 günlük süre sona ermeden mükellefçe; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi, ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranındaki izah zammıyla ödenmesi şartlarıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir.

Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere izah zammı gecikme zammı ile aynı niteliktedir. Yani vadesi geçen bir alacağın son ödeme tarihi ile fiili ödeme tarihi arasında geçen zaman için hesaplanmaktadır.

Konu hakkında detaylı açıklamalar 482 numaralı VUK Tebliğinde yapılmıştır. Yeni ihdas edilen bu uygulamanın mükellefler ile idare arasındaki birçok sorunun başlamadan çözülebilmesine olanak sağlayacağını düşünmekteyim.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi