Çalışanların Prim Ödeme Günü Nasıl Hesap Edilir?

imageAylık prim ve hizmet bildirgesinde (yakın bir zamanda başlayacak olan muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde) bildirilecek olan çalışanlara ait çalışma gün sayısı aşağıda açıklandığı şekilde hesaplanmaktadır.

  • Tam ay çalışılması halinde;

Ay içinde tam çalışılması halinde, ay içindeki gün sayısına bakılmaksızın, 30 gün olarak dikkate alınmalıdır.

  • Tam ay çalışılmaması halinde;

Ay içinde tam çalışılmamışsa, bildirgede çalışıldığı belirtilen prim hizmet gün sayısı ile eksik gün sayısı toplamı 30 olmalıdır. Ayın/dönemin ilk gününde işe giren ve o ayda tam çalışan sigortalılar hariç, ay/dönem içinde işe giren sigortalıların prim ödeme gün sayıları, işe giriş tarihleri ve ayın/dönemin kaç gün olduğuna bakılarak parmak hesabı yapılmak suretiyle hesaplanır. Yani, sigortalının işe girdiği günden önceki gün sayısı, o aydaki toplam gün sayısından düşülür. Örneğin; sigortalının işe girdiği ay 30 gün çekiyorsa ve sigortalı ayın beşinde işe girmişse, 30 – 4 = 26 gün üzerinden bildirilir. Eğer ay 31 gün çekiyorsa ve ayın ikisinde işe girmişse, 31 – 1 = 30 gün olarak bildirilir. Ayın/dönemin son gününde çalıştıktan sonra işten ayrılan sigortalılar hariç olmak üzere, ay içinde işten ayrılan sigortalıların prim ödeme gün sayıları, işten çıkış tarihleri ve ayın/dönemin kaç gün olduğuna bakılarak parmak hesabı yapılmak suretiyle hesaplanır. Sigortalı o ayın ilk gününden beri işyerinde çalışıyor ve ay bitmeden işyerinden ayrılmışsa, ayın kaç gün çektiğine bakılmaksızın, ayrıldığı gün ayın kaçıncı gününe tekabül ediyorsa o kadar gün üzerinden sigortalı olarak bildirilecektir. Örneğin; ayın beşinde ayrılmışsa 5, ayın yirmiüçünde ayrılmışsa 23 gün üzerinden prim ödeme gün sayısı girilir.

İşe girilen ilk gün ve işten çıkılan son gün çalışılmış olarak dikkate alınır.

SMMM – Denetçi

Menderes ÇETİN

Reklamlar

Sigortalı Meslek Kodunun Bildirimi Ve Güncellenmesi İle Gerçeğe Aykırı Bildirimin Cezası

14Uzun zamandır sigorta prim bildirgelerinde sigortalıların fiilen yaptıkları işe uygun olan meslek kodlarının bildirimi yapılmaktadır. Bu bildirimin yapılması zorunludur.

Meslek kodları İŞKUR tarafından belirlenmekte ve güncellenmektedir. Meslek kodu seçiminde sigortalının fiilen yaptığı işe karşılık gelen meslek adı ve kodunun karşılığı bulunmuyorsa en yakın meslek kodu seçilmelidir.

Sigortalının işe başladıktan sonra terfi alması, görev değiştirmesi vb. bir durumda da meslek kodunun yeni durumuna uygun olarak güncellenmesi gerekmektedir.

Bir değişiklik olmaması halinde 01.10.2018 tarihi itibariyle yürürlüğe girecek olan 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi birinci fıkrası (n) bendine göre, muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

SMMM – Denetçi

Menderes ÇETİN

02.01.2018 TARİHİNDE ÖDENEN SİGORTA PRİMLERİ GİDER KABUL EDİLMEYEBİLİR

Vesilkalık-2Bilindiği üzere 6770 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 28 inci maddesiyle 2016/Aralık, 2017/Ocak ve 2017/Şubat aylarına ilişkin SGK prim ödemelerinin kısmi olarak ertelenmesi uygulaması getirilmişti. Tahsilatı ertelenen primlerin sırasıyla 2017/Ekim, 2017/Kasım ve 2017/Aralık aylarında ödeneceği de bu kanunda belirlenmişti.

2016/Aralık dönemine ilişkin olup ödemesi 2017/Ekim ayında yapılacak sigorta primlerinin hangi dönemin gideri olarak kabul edilmesi gerektiği uzunca bir süre tartışılmıştı.

Sonunda Gelir İdaresi Başkanlığı ödemesi kısmi olarak ertelenen sigorta primlerinin hangi dönemin gideri olarak dikkate alınacağına ilişkin iki adet özelge ile görüşünü açıklamıştı.

11.04.2017 tarih 18008620-125[2017-721-1]-16071 sayılı özelgede;”SGK primlerinin gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerektiğinden, dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın sigorta primleri fiilen ödendiği tarihte kazancın tespitinde gider olarak  dikkate alınabilecek olup, ilgili mevzuat gereği bir aya ait sigorta primleri ertesi ayın sonuna kadar ödenebileceğinden yalnızca Aralık ayına ait olan sigorta primlerinin ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda Aralık ayının gideri olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

Dolayısıyla, 5510 sayılı Kanunun geçici 72 inci maddesi ile yapılan düzenlemeye göre Aralık 2016 dönemine ilişkin sigorta primlerinin 2017 takvim yılının Ekim ayında ödenmesi mümkün olsa da, 174 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan açıklamalar çerçevesinde Aralık ayına ilişkin primler ancak ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda Aralık ayının gideri olarak dikkate alınabileceğinden, 2017 yılı Ocak ayı içinde ödenmeyen 2016 Aralık ayına ait sigorta primlerinin 2016 yılı kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.” açıklaması yer almıştır.

Özelgedeki  “dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın sigorta primleri fiilen ödendiği tarihte kazancın tespitinde gider olarak  dikkate alınabilecek” hususuna dikkat etmemiz önemlidir.

Kurum 2017/Şubat dönemine ilişkin olup 2017/Aralık döneminde ödenecek olan primlerin ödeme tarihi ile ilgili olarak Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde değişiklik yaparak ödeme tarihini 26.12.2017 olarak belirlemiştir.

Dolayısıyla tahakkuk dönemi ile ödeme dönemi aynı yıl içinde olacağı için 2016/Aralık dönemine ilişkin sorunların yaşanması beklenmemekteydi.

Hal böyle olmakla birlikte SSİY ile 26.12.2017 olarak belirlenen ancak 21.12.2017 tarihinde yapılan SGK duyurusuna göre kurum yönetim kurulunun aldığı karar ile son ödeme tarihi 02.01.2018 olarak belirlenmiştir.

Böylece kısmen ertelenmiş 2017/Şubat dönemine ait sigorta primlerinin 2018 yılı içinde ödenmesi halinde 2017 yılına ilişkin kazancın tespitinde gider kabul edilip edilmeyeceği sorusu gündeme gelmiş oldu.

 Sonuç;

2017/Şubat dönemine ilişkin olup 6770 sayılı kanun gereği ödenmesi kısmen ertelenen sigorta primleri 02.01.2018 tarihine kadar ödenebilecektir.

Ancak yukarıda alıntı yapılan özelgeden de görüleceği üzere sigorta pirimleri ödendiği tarihte gider kabul edilmektedir. Bunun tek istisnası ise aralık ayına ilişkin olup bir sonraki ayda süresinde ödenmiş pirimler için gider kabul edilmesidir. Dolayısıyla 2017/Şubat dönemine ilişkin primlere ait ödemenin 2017 yılı içinde yapılmaması halinde prim tutarının ilgili döneme/yıla ait geçici vergi ve kurumlar vergisi beyannamelerinde kkeg olarak dikkate alınması gerekeceği sonucuna varmak yanlış olmayacaktır.

Ödemesi ertelen pirimler için sadece tahsilat tarihlerinde bir öteleme yapılmıştır. 2017/Şubat dönemine ilişkin olup 2017/Aralık döneminde tahsilatı yapılan pirim tutarın 174 seri numaralı GVK genel Tebliğinde yapılan açıklama kapsamında (fiili ödemenin sonraki yılda süresi içinde yapılması hali) değerlendirilerek 2017 yılında gider olarak kabul edilmesi ise bu konuda verilen iki adet özelgedeki görüş ile çelişecektir. Çünkü o özelgelerde de pekala bu yaklaşımda bulunabilir ve 2016/Aralık dönemine ilişkin olup kanuni düzenleme ile ödeme vadesi 2017/Ekim ayına ertelenen primlerin 2017 yılı içinde süresinde yapılması halinde döneme ilişkin kazancın tespitinde gider kabul edilebileceği belirtilebilirdi. Ancak idare primlerin kesin olarak ödendiği dönemde gider kabul edileceği yaklaşımını benimsemesi sebebiyle bu defa ortaya çıkan durum için nasıl bir yaklaşımda bulunacağını tahmin etmek zor olamamalıdır.

Gider kabul olurdu olmazdı diye tereddüt içinde olmamak için ödenmemiş kısmen ertelenen 2017/Şubat dönemine ilişkin primlerin 2017 yılı içinde bir tarihte ödenmesini tavsiye ederim.

Öte yandan 2017/Kasım ve 2017/Aralık aylarına ilişkin olarak tahakkuk eden primlerin 2018 tarihli olarak ödenmesi halinde (174 seri nolu tebliğ kapsamında) 2017 yılı için gider kabul edileceği tabiidir.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

Eksik Günleri Puantaj Kaydı Olarak Bildirilenlere GSS Sürprizi

Vesilkalık-2Genel sağlık sigortası uygulaması 01.01.2012 tarihinden itibaren zorunlu olarak uygulanmaktadır. Zaman zaman idare tarafından biriken prim borçları için (GSS’nin kapsamının daraltılması suretiyle) af çıkarılmakta ya da biriken GSS borçlarının yapılandırılarak tahsil edilmesi için düzenlemeler yapılmaktadır.

Genel sağlık sigortasında eksik günü olanlardan kimlerin bu eksik günleri için prim ödeyeceği 5510 Sayılı Kanunun 88 inci maddesinin de belirlenmiştir.

Bu madde kapsamında olan sigortalılar eksik günlerine ilişkin genel sağlık sigortası primlerini, aynı kanunun 60 ıncı maddesinin ilgili bendlerine göre ödemektedirler.

7.09.2016 tarih 29824 sayılı resmi gazetede yayınlanan 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ un 63. Maddesi ile 5510 Sayılı SGK Kanun’unun 88. maddesi “3 üncü maddenin üçüncü fıkrası kapsamına girenler hariç olmak üzere; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olmakla birlikte, 4857 sayılı Kanunun 13 üncü ve 14 üncü maddelerine göre kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışanlar, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışıp, çalıştığı saat karşılığında ücret alanlar ile bu Kanunun ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına tabi olanlardan ay içerisinde yirmi gün ve daha az çalışanlar için eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerinin otuz güne tamamlanması zorunludur” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2016 olup bu tarihten itibaren “06- Kısmi istihdam” veya “17- Ev hizmetlerinde 30 günden eksik çalışma” kodu kapsamında çalışması olan sigortalıların yanı sıra “7- Puantaj” seçeneği ile bildirilen sigortalıların da eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini gelir testi sonucuna göre Kanunun (60/c-1) alt bendi veya (60/g) bendi kapsamında 30 güne tamamlamaları gerekmektedir.

01.10.2016 itibariyle eksik günlerine ait genel sağlık sigortası primlerini tamamlama zorunluluğu bulunmayanlar aşağıdaki gibidir.

– Ay içinde birden fazla işyerinde çalışıp toplam çalışma süresini 30 güne tamamlayanlar,

– Kurumdan aylık alıp sosyal güvenlik destek primine tabi çalışması olanlar,

– Ay içinde 30 günden eksik günlerini Kanunun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak tamamlayanlar,

– Haklarında 4857 sayılı Kanun hükümleri uygulanmayanlar,

– Kanunun 5 inci maddesi kapsamındaki sigortalılar,

– 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) ve (C) bentlerine tabi olanlar,

– 506 sayılı Kanunun geçici 20 inci maddesi kapsamında çalışması olanlar,

-Ay içinde birden fazla işyerinde çalışıp toplam çalışma süresi 20 günden fazla olanlar.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

Bağ-kur’ lulara 5 Puanlık Prim İndirimi Geliyor

 

Yanında işçi çalıştıran işverenler için prime esas kazanç üzerinden uzun zamandır uygulanmakta olan 5 puanlık sigorta primi indirimi nihayet kendi işini yapanlar içinde geçerli olacak.

20.08.2016 tarihinde Meclis tarafından kabul edilerek yasalaşan ve bugünlerde Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe girmesi beklenen 6745 sayılı Kanunun 62’inci maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda yapılan değişikliğe göre;

İsteğe bağlı sigortalılar hariç 4-b kapsamında yani eski adıyla bağ-kur sigortalısı olanların malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanacaktır.

Bu prim indiriminden yararlanabilmek için primlerin Hazinece karşılanmayan kısmının yasal süresi içinde ödenmesi, kuruma kendi sigortalılıklarından kaynaklanan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması şarttır. Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını taksitlendiren veya yapılandıran sigortalılar bu taksitlendirme veya yapılandırma işlemleri devam ettiği sürece de bu indirimden yararlanmaya devam edecektir.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

İşe Giriş Bildirgesinin E-Sigorta Yoluyla İptal Edilmesi

4/a kapsamında işe girişi yapılan kişilerin – ki bu işe giriş işleminin genel kural olarak istisnalar hariç en geç işe başlama tarihinden bir gün önce yapılması gerekmekte-  çeşitli gerekçelerle fiilen iş başı yapmadıkları ve bu sebeple işten çıkışlarının (işe giriş bildirgelerinin iptali) söz konusu olabilmektedir.

Böyle bir durumda (1.10.2009 tarihinden sonra zorunlu olarak) e-sigorta yoluyla yapılan sigortalı işe giriş bildirgesinin iptali yine e-sigorta aracılığıyla ancak bildirgenin verildiği gün içinde yapılabilmektedir. Bu süre dışında iptal işlemi kâğıt ortamında durumu anlatan bir dilekçenin ilgili SGK müdürlüğüne verilmesi ile yapılmaktadır.

25.08.2016 tarihinde yayınlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik’in 3’üncü maddesi ile ilgili yönetmeliğin 11’inci maddesine 7 numaralı fıkra eklenmiştir.

Yapılan değişiklik ile “Bu madde kapsamında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı çalıştıran işverenler e-sigorta yoluyla yaptıkları bildirimleri bildirgede belirtilen işe giriş tarihini takip eden ilk iş günü saat 23.59’a kadar e-sigorta yoluyla iptal edebilir.” denilmiştir. Böylece sadece bildirgenin verildiği gün e-sigorta yoluyla iptal edilebilen işe giriş bildirgesinin, bildirgede belirtilen işe giriş tarihini takip eden ilk iş gününün sonuna kadar e-sigorta yoluyla iptal edilebilmesi sağlanmıştır.

Bu düzenlemenin uygulamada büyük kolaylık sağlayacağı şüphesizdir.Günümüzde kamu kurumlarının teknolojik alt yapı seviyeleri düşünüldüğünde çok daha önceden böyle bir uygulamanın işleme konması gerekmekteydi.

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi

 

 

Personele Verilen Altın Sigorta Primine Tabidir

SGK tarafından yayınlanan 22.06.2016 tarih 2016-12 sayılı “Altın Bedelleri” konulu genelgeye göre; 01.06.2016 tarihinden itibaren bayram, yılbaşı, 25 inci, 30 uncu veya 50 nci hizmet yılı gibi nedenlerle verilen altınların bedelleri nakit yardım olarak değerlendirilip, sigorta primine esas kazanca dahil edilecektir.

Daha önce işverenlerce yapılan münferit başvurularda sosyal amaçlı olarak işçilere bayram, işyerindeki uzun süre bulunmanın karşılığı vb. nedenlerle verilen altınların ücret ya da ücret niteliğinde kazanç olarak değerlendirilmeyip ayni yardım kapsamında değerlendirildiği ve dolayısıyla da prime tabi tutulmaması yönünde görüş verilmiş ise de, 1 Haziran 2016 tarihinden geçerli olmak üzere bu şekilde çalışanlara verilen altınların nakit yardım olarak değerlendirilerek sigorta primine tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir.

Genelgeye göre nakit yardım gibi değerlendirilmesinin gerekçesi ise; altının günlük değerinin belli olması, her an piyasasında kolayca nakde dönüştürülebildiği ve bu sayede satın alma alternatifi sağlamasıdır.

Altın tutarlarının ücret ödeme bordrolarına yansıtılmış bedelleri üzerinden ilgili aydaki sigorta primine esas kazanca dahil edilerek prime tabi tutulacaktır.

Çalışanlara altın verilmiş olmasına rağmen, sigorta primine tabi tutulmadığının sonradan tespit edilmesi halinde ise altının verildiği ayın son günündeki Merkez Bankası satış fiyatı üzerinden prime tabi tutulacaktır.

 

Menderes ÇETİN

SMMM – Denetçi